5 Temmuz 2010 Pazartesi

Carlos Dunga


Her zaman çok eleştirmişimdir, aldığı veya almadığı oyuncularla. Ama hep bir yerden haklı çıktı bir şekilde. Marcelo'yu, Pato'yu çağırmaması çok eleştiri aldı, ben de çok şaşırmıştım. Kafasındaki oyun şablonunu, kendi ağırlığını koyabileceği adamlarla oluşturmayı hedeflediğini düşünmüşümdür hep. Tuhaftır ki; bu çabası, ya da bu tercihleri demeliyim, sonunda onun sonunu getirdi. Kendi kadrosu diye nitelendirilen Brezilya milli takımında, kendi kadrosundan bir isim onu bu hale soktu belki de. Felipe Melo; çok güvendiği, vazgeçemediği bir isimdi bugüne kadar. Kaybettiği Hollanda maçında, maçın kaderini çizen adam oldu bu isim.

Bazı isimler vardır; futbolun şanssızlığı, futbolun adaletsizliği onlara hüküm giydirmiştir. Her ne kadar başarılı da gözükse, alınan ilk kötü sonuç onu tepe taklak etmiştir. Dunga da bunlardan biriydi sanırım, çok başarılı olmasa da bugüne kadar hep arkasında duruldu. Ama iyi giden bir maçta aldığı bir mağlubiyet onunda sonunu hazırladı. Futbolun adaletsizliği buydu, kaybetti.

Futbolun kaybettirdiği son adam oldu Dunga. Futbol bu sefer de Dunga'ya kaybettirdi, Kariyerinin zirvesine giderken tökezlemek oldukça üzücü olsa gerek. Onun için artık yeni bir sayfa açıldı diyebiliriz, bir sonraki durağının neresi olacağı büyük merak konusu benim için. Bu kadar çok eleştirilen ve bazı takıntıları olduğunu düşündüğüm adam kimi çalıştıracak ya da kim takımın başına getirecek merak ediyorum.

1 yorum:

liquefied dedi ki...

4 yıldır başarılı diyorlar ya bu adama, gülüyorum. 4 yıl Güney Amerika'dan çıkmadı adam. Hazırlık maçları oynadılar Avrupalılar'la sadece. Onlar da ölçü sayılmaz. Dünya Kupası'nda 2 Avrupalı'yla karşılaştılar. Birisi Portekiz, diğeri Hollanda. İkisini de yenemediler. Güney Amerika futbolu, Avrupa futbolunun çok çok gerisinde. Bir de Dunga ve Maradona gibilerinin taktiksel özürleri ve kadro seçimleri eklenince, Avrupa ezip geçiyor.