10 Eylül 2010 Cuma

Forması şortunun içinde olan adamlar: Michael Laudrup

Danimarka futbolu denildiğinde akla gelecek iki isimden biridir Michael Laudrup. Diğeri de son dönemde lenf kanserine yakalanan kardeşi Brain Laudrup. Kimi futbol otoriteleri tarafından Danimarka futbolunun gelmiş geçmiş en büyük isimleri olarak kabul edilirler. Fifa'nın 100. yılında yapılan yaşayan 100 büyük efsane listesinde yer almışlardır. Biz şimdilik bir Barcelona efsanesi olan romantik bir sanatçının kariyerini yazmaya başlayalım.

Kariyerine Kjøbenhavns FC takımında başlayan Laudrup kendisini hayran bırakmakta başarısız olduğu İtalya liginde Juventus'a transfer olduktan sonra 86 yılında şampiyonluk yaşadı. Daha sonra iki senelik Lazio macerasında 60 maç oynadı ve ardından rota İspanya'ydı.

Johan Cruijff 1988 yılında Barcelona'nın başına geçmiş ve ilk senesinde aşılamak istediği felsefeyi tam olarak oturtamamıştı. Cruijff'ün felsefesinde en önemli temel unsur topa sahip olmaktı. Hollandalı çalıştırıcı bunu başarabilecek bir orta saha oyuncusu olarak Michael Laudrup'u transfer etti. "İtalya'da hiçbir şeyi yokken onu Barcelona'ya getirdim" diyecekti yıllar sonra. Laudrup Barcelona'nın üç yabancı oyuncusundan biriydi. Kulüpler sahada yalnızca üç yabancı bulundurabiliyordu. Herşey onun Camp Nou zeminine ayak basmasıyla başlamıştı.

FC Barcelona Michael Laudrup'un gelişiyle üst üste dört lig şampiyonluğu yaşadı. Müzesine ilk Avrupa kupasını koydu. Laudrup bu dönemde İspanya'da yılın oyuncusu seçildi ancak Fifa tarafından ödüllendirilmedi.

Laudrup tam bire bir ustasıydı ve şaşırtıcı bir görüş alanına sahipti. Bu görüş yeteneği sayesinde sansasyonel paslar atıyordu. Onun zamanında dünyada "topu en iyi kullanan kimse" cümleleri kuruluyordu. Barça hayranları bundan haberdardı ve yıllar boyunca seyredilen sanatların ardından onun resimlerini Camp Nou koridorlarına asıyorlardı. Laudrup bununla birlikte Barcelona'da bazı harika gollere imzasını atıyordu. Barcelona onunla 91'den 94 yılına kadar 4 yıl üst üste La Liga'yı domine etti. Bu, Barcelona tarihinde bir ilkti.

Laudrup'un ayrılışı gelişi gibi ilginç oldu. 1994 yılında Romario'nun Barcelona'ya katılması, üç yabancı kuralı yüzünden Laudrup'u yedek kulübesine gönderdi. Dönem dönem yaşanan sorunlar, Cruijff'ün fikirleri ve yaşanan çatışmalar yüzünden Laudrup, Barcelona yönetiminin önerdiği yeni kontratı kabul etmedi ve 94 yazında Real Madrid'e imzasını attı. Bir sonraki durağı Real Madrid dâhi olsa Laudrup, kulüpte unutulmayacak bir oyuncu oldu. İki yıl Real Madrid forması giyen Laudrup, burada da kendisini gösterdi ancak onun ismi verildiğinde hatırlanacak ilk kulüp Barcelona olacak. Futbolunun son dönemini Ajax'ta geçiren Laudrup'un, 98 yılında yaşadığı şampiyonluk, onun kaldırdığı son kupa olacaktı. Michael Laudrup, bir futbol efsanesi olarak sahalara veda etti...


Uluslararası Kariyeri
Laudrup Brøndby ile sahaya ilk çıktığı sezonda Danimarkalı milli takımı tarafından davet edildi. 18 yaşında 1982 senesinin Haziran ayında şimdiye kadar ikinci en genç Danimarkalı forma giyen futbolcu olarak tarihe geçti. Lazio'da küme düşme mücadelesi verirken Laudrup Euro 1984'te Danimarka Milli Takımı'nın yıldızlarından biri oldu.

Laudrup Meksika'da 1986 Dünya Kupası'nda yer aldı. Kupada 6 gol kaydetti. En etkileyici oyununu Uruguay'a karşı oynamasına ve bir de gol atmasına rağmen yenilgiden kurtulamamıştı. Euro 1988 turnuvasında üzücü Danimarka takımın bir parçasıydı. Euro 1992 için Qualfication kampanyasında üç maçın ardından, Laudrup Kasım 1990 yılında Brian Laudrup ve Jan Bartram, teknik direktörü Richard Møller Nielsen ile farklılıklar yaşadığı için milli takımı protesto etmeye karar verdi.

Laudrup, 1993 Ağustos'ta Nielsen'in Danimarkalı ekibine döndü. Danimarka 1995 kıtalar arası kupayı kazanırken, Laudrup Arjantin'e karşı 2-0'lık zaferde bir gol kaydetti. Turnuva boyunca ise 4 gol attı.

Laudrup'un milli kariyeri 1998 Dünya Kupası çeyrek finalinde kaptanlık pazubandıyla noktalandı. Gollerdeki sayılı paslarıyla turnuva performansında göz doldurdu. Çeyrek finalde 2-3 kaybettikleri Brezilya maçı, Laudrup'un Milli kariyerini tamamen noktaladığı maç oldu. 104 Milli maçta 34 gol atmayı başardı.

Hakkında Ne Dediler?

"Dünya'nın en iyisi. Onun nasıl en iyi oyuncu ödülü alamadığına inanamıyorum."
Pep GUARDIOLA

"Birlikte oynadığım en iyi oyuncu."
Raul GONZALES

"Barcelona'da bir fenomendi. Bugün takımımda olmasını istediğim yegâne oyunculardan biridir."
Jose MOURINHO

"Birlikte çalıştığım en farklı oyunculardan biriydi. Performansının %80 veya 90'ını verdiğinde dâhi açık ara en iyisiydi. Fakat ben %100'ünü istedim ve o da bunu yaptı."
Johan CRUIJFF

"Gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri. Sahalardan gördüğüm en iyi oyunculardandı. Ancak asla maç sırasında tamamını veremedi."
Michel PLATINI

"Maradona, Baggio ve Platini'ye karşı oynadım. Fakat en yetenekli hünerler Laudrup'taydı."
Roberto Galia

"1960'larda Pele, 1970'lerde Cruijff, 1980'lerde Maradona en iyi oyuncuydu. 1990'larda ise Laudrup."
Franz Beckenbauer


Doğum Tarihi: 15/6/1964
Doğum Yeri: Frederiksberg, Danimarka
Pozisyon: Ofansif Orta Saha

Kariyer:
KB (1981-1982), Brondby (1982-83), Juventus (1983-1989), Lazio (kiralık, 1983-85), Barcelona (1989-1994), Real Madrid (1994-96), Vissel Kobe (1996 - 97), Ajax (1997-98)

Başarılar (kulüp):
1 Kıtalararası Kupa (1985)
1 Avrupa Kupası (1991-1992)
1 Avrupa Süper Kupası (1992)
1 İtalya Serie A (1985 / 6)
5 İspanya La Liga (1990/91, 1991/92, 1992/93, 1993/94, 1994/95)
1 Hollanda Eredivisie (1997-1998)
1 Copa Del Rey (1989-1990)
1 KNVB Kupası (1997-1998)


Danimarka'da yılın en iyi oyuncusu (1982)
Danimarka'da tüm zamanların en iyi oyuncuları ödülü
İspanyol Futbol Tarihinde Son 25 Yılın En İyi Yabancı Oyuncusu (1974-1999)

Uluslararası kariyer: 104 maç (37 gol)
Başarılar: FIFA Konfederasyon Kupası (1995)

Hiç yorum yok: