5 Eylül 2010 Pazar

Beni en çok bu rahatlatıyor!


Bir insanın sahip olabileceği en iyi şey nedir? diye sorsaydınız cevabım hayal kurmak olurdu. Hayal kurmak yaşamdan sıkılmış, bazen tek başına kalmış, yatağa uzandığında yastığı başının üzerine almış insanların hayata tutunabileceği bir önsezidir. İnsanı rahatlatır. Eğer sahip olmak istediğiniz bir şey varsa ve bunu 10 yıl öncesinden hayal ettiyseniz onu gerçekten istiyorsunuz demektir. Ve bu şeye sahip olduğunuzda aldığınız haz sizin için bir gurur tablosudur. "Tarih inananları yazar" derler. Ben hayatta profesyonel yaşamda biraz ayrı olarak insan duygularının çok önemli olduğunu düşünürüm. Bir tablo düşünün. Elinizde çeşit çeşit boyalar. Fakat siz bu tabloyu renksiz yapıyorsunuz. İşte profesyonel hayat bana göre bununla kısıtlıdır. Duygular demişken bunu aşk, sevgi olarak anlamayın. İnanan ve başaran insan olarak algılayın. Yeteneğini duygularıyla pekiştirenler amaçladıkları da kendi kafasında daha ileri götürür. Bu onun inancı için de bir gelişmedir.

Bir insan ergenlik çağından çıktığında kendi gelişimini sorgulamalıdır. Ben kimim? Ne için varım? Gelecekte ne yapmalıyım? Geçen bir senenin ardından kendimde ne gibi gelişmeler gördüm? Eğer bu soruları soruyor ve eksikleri gidermek için çalışıyorsanız hem bedenen, hem de zihnen siz diğerlerinden bir adım öndesiniz demektir. Eğer egolarınız hayallerinizin önündeyse hayalinizin temelini sağlam atamamışsınız demektir. O hayal zayıftır. Ve yine hayal kurmak için geç kaldıysanız rüzgâr size yardım etmez! Dalgalar sizi kendi istediği yere götürür. Gittiğiniz yerde ise orayı sindirmek için kendi kafanızda benimsemeniz gerekir. Oraya alışmanız gerekir. Çünkü hayatta ikinci bir şansınız yoktur. Şimdi vereceğim örneği daha önce de blogda yazmıştım. Futbol ve Güzel Futbol çok ayrı kavramlar. İkisi aynı şeyi amaçlarken biri içinde farklı bir madde barındırır. Güzel Futbol'u ne için amaçlarsınız? Sizi izleyenlere keyifli anlar yaşatmak için. Peki amacınız sadece Futbol oynamaksa ne yaparsınız? Sadece başarıya odaklanarak kazanmak istersiniz. İleride elinizde bir mesleğiniz olduğunda bundan zevk alıyor ve çevrenize "işte bu adam" diye pozitif anlamda etki veriyorsanız siz Güzel Futbol'un çoçuklarısınız demektir! İşinizi hem keyif alarak yapıyor, hem de başarıyı hedefliyorsunuz. Böyle insanlar hayatta her zaman 1 adım önde olur. Başarı hayatın en uç noktasıdır ama zevk almak hayatta kazanmanız gereken ilk olgudur.

Güzel Dünya'yı tadarken başarıyı kazanamıyorsanız kafanızda sistematik yanlışlar vardır. Kendinizi Güzel Dünya'nın çocuğu hâline getirdikten sonra bu işin bir de kamuoyuna sunma tarafı vardır. Kendinizi iyi ifade etmek, bir hayal kurmak kadar basit olmalıdır. Basit düşünürseniz bu sizi daha rahat bir insan hâline getirir. Konuşmanızı, hâl ve hareketlerinizi bir şeye bağımlı olmadan yaparsınız. Başarıda malzeme ve gayret göstermek en önemli üründür. Sağlam bir karaktere sahip olmalısınız. Eğer başarıda sevinip kendinizle gurur duyuyorsanız bunu başarısızlıkta üzülüp kendinizi sorgulayarak devam ettirmelisiniz. Ki bu sorgulama sizi yeniden başarıya götürür. İşte sağlam karakter bu şekilde ortaya çıkar. Hayatı bilerek yaşamak...

Lise birinci sınıfta Serap adında bir Edebiyat öğretmenine sahiptim. Okulun ilk dönemlerinde gözüne girmeyi başardım ve en değerli öğrencilerinden biri haline geldim. Bir gün dersteyken rastgele bir zamanda "Ben işi sıkı tutup sonradan bozanları çok gördüm" demişti. Bir yandan başarımı gözlerken diğer yandan silahın bana tutulduğunu bildirmesi bıçak gibi saplandı. Orada o sözü en çok üzerine alan eminim bendim ve öyle yapmalıydım. Keza hoca haklı çıktı ve serseri biri haline geliyordum. Bir gün yine okuldan içeri girdiğimde nöbetçi bir öğretmenle karşılaştım. O nöbetçi öğretmen Serap Hoca'ydı. Bana "Sende mi kendini bozacaksın Muhammet?" dedi. İnanın bana üzerinden 70 yıl geçse de bu sözü hayatım boyunca unutmayacağım. Bu söz benim hayatımın 2-3 kademe yukarı atlamasında ki en önemli sözdü. Bu söz yine benim hayalimi kurmama etken olan en önemli söz oldu. Edebiyata ilgi duyan ve İletişim Fakültesi kazanmak isteyen, hayatın gücünü yine sözlerle ölçmek isteyen biri haline getirdi. Eğer bir gün hayalimi gerçekleştirirsem, o hayalin kapısına baktığımda aklıma ilk gelen şeyin Serap hoca ve onun bu sözü olacağından eminim...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

futbol disindaki yazilarin cok daha guzel bence :)

BasitOyna Blog dedi ki...

Duygularımı daha iyi anlatan bir yeteneğe sahibim, ondandır belki. :)