6 Eylül 2010 Pazartesi

Giggs'i haklı çıkaranlar...

Futbol her çocuğun en büyük tutkusudur. Henüz 8-9 yaşlarında mahalle aralarında başlayan heyecan, gün geçtikçe ciddi bir boyuta ulaşır. Öyle ki; futbol kulüplerinin alt yapılarına bir bir başvurulur. Bir yere kapak atmak en büyük hedeftir o yaştaki çocuklar için. 17-18 yaşına gelmiş bir gencin üniversiteyi kazanıp bir yere kapak atma gibi bir hedefi ne kadar önem ve değer taşıyorsa, küçük çocuklar içinde futbol öyle bir yerde. Onların o yaştaki üniversitesi odur. Televizyonlarda izledikleri büyük yıldızları gördükçe kendilerince yaptıkları 2-3 yorumla sınırlı bir futbol bilgileri de mevcuttur. Kulaktan dolma, evde babanın-abinin arasında konuştuğu 3-5 kelamı dışarıda arkadaşlarına anlatmak çocuk için büyük bir gurur kaynağıdır, bildiğine inanır çünkü.  Bu denli önemli bir yere sahip futbol hayatımızda. Özellikle çocukların imrendikleri bir diğer husus da onların şaşalı yaşamlarıdır. Gazetede görülen bir resimde Arda arabasıyla görüntü vermişse, Messi yatında güneşlenirken kadraja girmişse, o görüntü çocuk için kafada bir profil oluşturmuştur futbol kariyeri adına.

Zenginlik, pahalı arabalarla gezme vb. hayaller kaplar hayatlarını. Futbol bir çocuk için böyle başlar, hayata böyle girer. Böyle değerli olur o yaştaki çocuk için. Bu yaşlarda profesyonel yaşama adım atan bir çocuk için artık zorluklar başlar. Yorucu antremanlar, futbolun teknik-taktik bilgisi öğretilmeye başlandıkça, o da artık futbolun bir parçası olur, bilinçlenir. Aslında asıl önemli aşama buradan sonra başlar, gelişimini yaparken asıl önemli detay burada ortaya çıkar. Yetenekli isimler gün geçtikçe göz önüne gelir, artık futbol dünyasında yer ve isim yapmaya başlar, belki de önünde çok şaşalı bir kariyer vardır ve o bunun için çalışıyordur. 

Bugün Giggs'in bir açıklamasında işin bu noktadan sonraki kısmı için söyledikleri yeni başlayanlara ders niteliğinde. Gençleri paranın bozduğuna değinmiş ve söylediklerinde çok da haklıydı. Futbol dünyasında yetenekleriyle ön plana çıkan bir çok isim paranın ve şöhretin gölgesinde karanlığa gömülmeye başlıyor. Türk futbolunda da buna benzer örnekler çok var ve belki de bu konuda en çok dert yanan ülke olmaya adayız. Kendilerini futbola vermediklerinden yakınan Giggs, gençlerin futbola odaklanmaları gerektiğinden bahsediyor. 36 yaşında ve hâlâ takımının vazgeçilmezi olabilen bir ismin ağzından bu sözlerin dökülmesi, o cümlelerin anlamını ikiye katlıyor. Türk futbolunda bunun gibi nice isimler görmüşüzdür, adayları da boldur. Bunların başında Sergen Yalçın gelir, yetenekleri açısından dünya standartlarında bir isim olmasına rağmen paranın ve şöhretin yüklediği yük ona müthiş bir kariyeri kaybettirmiştir. Bugünlerde ise buna örnek olarak verilebilecek Batuhan Karadeniz var. Onun da geleceği bu yönde ilerliyor endişesi şüphesiz herkeste var. 

Blogger dostumun "Forması şortunun içinde olanlar" başlığı altında verdiği isimlerin hepsi örnek alınması gereken isimler. Bunların başında gelen Giggs'in bu açıklamaları sonrası beni düşündüren de şu oldu; futbol daha kimleri kaybedecek acaba? 

Kendilerini futbola odaklayamayanlardan birkaçı da bunlar;



1 yorum:

Hakan dedi ki...

Güzel yazı.. Aslında futbol onları kaybetmiyor, onlar herşeyini kaybediyor..