7 Eylül 2010 Salı

George Best

Futbolun geçmişteki en büyük yıldızlarından biridir Best. Futbolculuğu ve saha dışındaki yaşamıyla çok konuşulan, hatta bazen büyük eleştiriler alan bir isim olmuştur. Geoerge Best için futbol büyük bir tutkuydu ve bu tutkusunu da sahaya en güzel yansıtanlardan birisi olmuştur. Birçok yıldıza göre akademik kariyeri de çok başarılı geçmiş George Best'in. Okul yıllarında çok başarılı ve çalışkan bir öğrenciyken kendini okul dışındaki zamanlarında futbola vererek tutkusunu eyleme dönüştürmüştür. Çok yetenekli olması onun farkedilmesi adına çok da zor olmadı. Yarı-profesyonel olarak oynadığı takımda henüz 15 yaşındayken kendisinden yaşça büyük isimlere karşı oynadığı maçta 2 gol atarak takımının maçı kazanmasını sağlar ve ManU'nun yetenekleri toplayan ismi Bob Bishop tarafından keşfedilir.

Henüz o yıllarda Manchester'a transferi sonrası doğduğu yer Belfast'a çok büyük özlem duymaya başlar Best. Sürekli Belfast'i ziyaretleri sebebiyle Manchester'daki ilk yıllarında büyük sıkıntılar yaşar. 17 yaşında ilk kez Manchester'la sahaya çıkan Best için büyülü bir Manchester kariyeri başlamış oluyordu. 466 kez giydiği Manchester formasının ilkini WBA karışısında giyer ve attığı toplam 178 golün başlangıcını da Burnley karşısında yapar. George Best için her şey mükemmel başlamıştı kariyeri adına. Bobby Charlton, Dennis Law'ın yanına 3. adam olarak dahil olan Best, o muhteşem hücum hattının da tamamlayıcısı olur. İlerleyen yıllarda George Best ManU için bir efsane haline gelir ve takımın en önemli ismi konumunda bulunur. O dönemki teknik direktör Matt Busby tarafından takımda liderlik görevini de üstlenir Best.

22 yaşında ve kariyerinin zirvesinde bir futbolcu için her şey mükemmeldir. Fakat gün geçtikçe George Best için işler gittikçe kötüye gider, alkole olan bağımlılığı önüne geçilemez bir hâl alır ve 27 yaşına geldiğinde artık kulüp de buna tahammül edemeyecek konuma gelir ve Best'i ManU topraklarından kovarlar. ManU'dan ayrıldıktan sonra 10 yıl daha kariyerine devam eder ve tam 9 takım değiştirir. Mükemmel bir kariyer geçirirken bir anda 10 yıl içinde 9 takım değiştiren istikrarsız bir futbolcu görünümüne bürünür. Kuzey İrlanda milli takımıyla 37 resmi maça çıkar ve tam 9 gol atar.

Pele ve Maradona gibi isimlerle kıyaslanan Best için kariyerinin bu denli şekil değiştirmesi elbette ki üzücü. Pele ve Maradona'nın onun hakkında övgü dolu sözler sarfetmesi, Pele'nin onu dünyanın en iyisi olarak lanse etmesi bile George Best için çok büyük bir fikir sahibi yapabilir bizi. Şöhret onun için ağır bir yük oldu aslında. Futbolculuğu ve yeteneğine gölge düşürdü. Kumara, alkole ve kadınlara olan düşkünlüğü ile ün yapmaya başlar ve gün geçtikçe kariyeri onun için işin içinden çıkılmaz bir hâl alır. Alkol onun en büyük düşmanı oldu, futbol kariyerini etkilemesinin yanı sıra "hayat" kariyerini de etkiledi. Kendisi de bunun farkındaydı ve ona olan bağımlılığını şu şekilde açıklıyordu; "Hayatta her şeyi çalımladım, alkol hariç." Best için güzel başlayan futbol kariyeri kötü bitmişti. Futbola başlamadan önce okulundaki başarısıyla bilinen George için güzel başlayan yaşamı da kötü bitti. 2000 yılında karaciğerindeki -alkole bağlı- ciddi rahatsızlıkla 5 yıl boyunca mücadele etti. Karaciğer nakli yapılan Best için bu sefer de kullandığı ilaçlar ona çalım attı ve 2005 yılında hayata gözlerini yumdu. Futbolculuğu kadar özel yaşamıyla da konuşulan ve ünlü olan başka bir futbolcu var mıdır diye sorarsanız cevabım kesinlikle "hayır" olacaktır.

Best bütün bunların yanında verdiği demeçlerle de hep farklı birisi olmuştur. Futbol dünyasında dolaşan bazı demeçlerinden bir kaçını da paylaşayım;

"Eğer biraz çirkin olsaydım ne Pele'nin ne Maradona'nın adı hatırlanırdı"

"1969 yılında kadınları ve alkolü bırakmaya karar verdim. Hayatımın en kötü 20 dakikasıydı."

“Yedi tane Dünya Güzeli ile birlikte olduğumu söylüyorlar… Bu yanlış; sadece dört tanesiyle birlikte oldum.”

Bir de son olarak, Best ne kadar mı hızlıydı? E buyrun o zaman;




Hiç yorum yok: