7 Ağustos 2010 Cumartesi

Baros ile iki yıl daha!


Son günlerde Galatasaraylı taraftarlar transfer beklerken, beklenmedik en büyük transfer yapıldı sonunda. Geldiği günden beri tüm Galatasaray'lıların gönlünde taht kurduğu bir isim Baros. Benım ona hayranlığım aslında 2004 yazında başladı tam olarak. Öncesi de var tabii ki ama 2004 yazı hem onun kariyeri açısından hem de benim Baros'a olan hayranlığım açısından tavan yapan bir dönemdi. Oynadığı futbol, saç stili, yüz ifadesi, attığı goller, hırsı, çabası, herşeyiyle farklı bir yer edinmiştir bende. Galatasaray'a geldiği gün onu bilgisayarımın başında karşılamıştım, o gece Baros'u bekledim adeta. TV'den resmi siteye, resmi siteyen TV'ye dönüp durdum. Geldiğindeki mutluluğum hiçbir şeye değişilmezdi.

Artık iki hayran olduğum isim Kewell-Baros ikilisi aynı takımdaydı. Liverpool'da onları kırmızı forma altında izlerken duyduğum hazzı bu sefer kırmızının yanına sarı konmuş haldeyken duyacaktım. Baros'un geldiği sezon gol kralı olması beni daha çok mutlu etmişti. Kewell'la birlikte herkesin hayran olduğu bir isim olmuş, gol yükünü çekmişti. Geçen sezon o sakatlandıktan sonra yaşanan ızdırap hiç kimsenin istemediği türden aslında. Yine golleriyle başlamıştı ama o şanssız sakatlıkla uzunca süre aramızda olmadı. Dönüşü mükemmel oldu yine tabii ki, gelir gelmez attığı goller birer, ikişer gol sayısını arttırması bir anda onun için espriyle karışık "Gol kralı olur mu lan?" sorusunu aklımıza bile getirmişti. Belki 3-4 hafta önce dönse olurdu bile. :) Takım için değeri ve önemi, Rijkaard'ın kurduğu sistemdeki en uygun adamlardan birisi olması onu bizim için daha bir mühim kılıyor. Son dönemde yine bir sakatlıkla boğuşuyor ve umarım dönüşü yine her zamanki gibi muhteşem olur. Yılın en iyi transferi Kewell derken, ondan daha iyi bir transferle yolumuza devam ediyoruz açıkçası. Baros'u önümüzdeki 3 yıl daha parçalı altında görmek bizi son derece mutlu edecek şüphesiz.

Seviyoruz seni "Kral", tekrar hoşgeldin !

Hiç yorum yok: