17 Ağustos 2010 Salı

Cruijff'ün Barcelona'ya büyülü vedası



"En önemli 'belirli an' Avrupa Şampiyonluğu'ndan, Lig şampiyonluklarından tüm zaferlerden, hatta ameliyat zamanından daha duygusalı, onun uğurlandığı gündü. Tören başlamanada 45 dakika önce stadyumun koridorundaydım. Kalabalığı bir görsün diye onu yanıma çağırdım. Yanıma geldi ve kalabalığa şöyle bir baktı. İnanılmaz bir şeydi. Stadyum ağzına kadar dolup taşmıştı. Her yerde pankartlar, atmosfer müthiş. Herkes ailece gelmiş: çocuklar, anneler, dedeler. Daha fazla dolamazdı artık. Johan'ı onlara bakarken gördüm. Artık duygularına hakim olamıyordu. Ama hiçbir şey olmamış gibi geri döndü. Sonra oyuncular sahaya çıktı. Camp Nou çimlerine tek tek ayak basmaya başladılar. Herkes yerini almıştı, bayrammış gibiydi. Oyunun başlamasını bekliyorlardı. O gün tarihin en iyi maçlarından biri olmuştu. Herşey mükemmeldi. Normalde herkes maçtan sonra stadyumu terkeder. Fakat o gün kimse yerinden kımıldamıyordu. Çünkü Cruijff'ü bekliyorlardı. Cruijff sahaya girdi. Elinde mikrofonla oyuncuların saha çizgisinde bir tür tören gibi kurduğu çemberin ortasına doğru yürürken Camp Nou'da hafiften "Johaaaan" sesleri duyulmaya başlandı. Cruijff sahanın ordasındayken kafasına birşey dank etti. Hayatında ilk kez ellerini kontrol edemiyordu. O mikrofonu elinde aldı ve şöyle dedi:"

"Herkese iyi akşamlar. Bu büyülü an için ne kadar beklediğimi Tanrı bilir."


Tören için neden beklediğini de kısaca anlatalım. Johan Cruijff Barca teknik direktörlüğünde ki son senesinde oyuncu seçimleri, antrenman yöntemleri gibi konulardaki aşırı davranışlarıyla takım içi gerginliklerde büyük rol oynamıştı. Her yaptığı olaydı. Cruijff eserinin dibine dinamit koydu. Kaybedilen ikinci Şampiyon Kulüpler Kupası'ndan sonra Cruijff bazı oyuncuları takımdan kovmaya başladı. Bu oyuncular Barca'dan ayrıldıktan sonra başarılı olmaya başlamışlardı. O artık değişimin geldiğine inanıyordu ve eski eserini yok etmeye başlıyordu. Zaman verilseydi daha iyisini yapacaktı çünkü gelecek planlamasını zaten yapmıştı. Fakat dönem başkanı lig bitimine az bir süre kala Cruijff'ü kovdu. Bu takım için inanılmaz şeyler yapan, kupalar kazandıran adamı kovmuşlardı. Peki Cruijff neden kendi bırakmadı da Barcelona onu kovdu? Çünkü sözleşmesinde Cruijff kendi isteğiyle ayrılırsa Barcelona ona yüklü bir tazminat ödeyecekti. Bu yüzden onu kovdular ve tazminat ödemek zorunda da kalmadılar. Cruijff 96 yılında Barcelona'yı bıraktığında sözleşmesinde tören maddesi vardı. Töreni sürekli geciktirdiler ama en son 3 yıl sonra 99 yılında bu töreni yapmak zorunda kaldılar. Bu zorunluluksa ortaya böyle büyülü bir akşamı çıkardı. Cruijff Barcelona'yı bıraktıktan sonra bir daha teknik direktörlük yapmayacağını açıkladı...

"Cruijff sahaya girip minnetlerini sununca, asıl biz minnettarız dedim"


1 yorum:

barSELOna dedi ki...

Cruyff takımı bırakmayacaktı , Nunez denen adi adam şimdi ona sövsem yeridir Cruyff'un hangi dediğini yaptı her yaptığına diş biledi , yeni sezon kadrosu için Reiziger'i kadroya kat dedi Nunez'e red cevabı aldı enteresan o gitti peşine hemen Reiziger alındı zaten bu yapılanları taraftar biliyorlardı sezon maçlarında katalonya duvarlarında boixos nois'den daha mesajlar vardı onun adına...Ama Nunez iktidarını devirmeyi kendine amaç edindi ilk girişim 98'di sanırım olmadı peşine öyle bir devrim yaptı ki Nunez ismi tarihe...