17 Aralık 2010 Cuma

Güzel futbolun temsilcileri, bir kez daha karşılaşıyor

Eşleşmeyi ilk gördüğümde verdiğim tepki "keşke biraz daha geç karşılaşsalardı" oldu. Wenger ve Guardiola'nın geçtiğimiz yıldan bu yana takımlarında ne gibi değişiklikler yaptıklarını, ne gibi artılar ve eksiler kazandırdıklarına bakalım...

Wenger'in Arsenal'ı
Wenger'in geçen yıla oranla kadroda belli bölgeler haricinde oynamalar yapmadığını görebiliyoruz. Takımın forvet bölgesine Chamakh'ı monte etti, bu sayede sıkça sakatlanan Van Persie ve Vela'nın alternatif bölgesini sağlamlaştırdı. Bu yıl özellikle Song ve Nasri futbollarını müthiş geliştirdiler. Nasri 10'un üzerinde gol atmayı başardı. Geçtiğimiz yılın Fabregas'ı gibi. Fabregas geçen yıla oranla daha orta çizgide bir performans sergiliyor. Takımın büyük maçları kaybetmesindeki bir numaralı sebeplerden biri bu. Aslında bu Arsenal'ın yaş ortalamasının da verdiği genel bir hastalık. Bu yıla baktığımızda kaybedilen Tottenham, Chelsea ve Manchester United gibi maçları görebiliyoruz. Liverpool'a karşı kazanılan 1 puan ve bırakılan 2 puan var. Arsenal geçen hafta Manchester'a da kaybederek liderlik koltuğunu kaptırdı. 23 Nisan'da başbakan koltuğuna 1 günlüğüne oturan minik çocuklar gibi diyebiliriz. Maça daha uzun bir süre var, elbette futbolda ne olacağını bilemiyorsunuz.

Wenger'in kozu geçtiğimiz yıl fit olmamasına karşın ilk maçta oynayan ve ikinci maçta forma giyemeyen Fabregas'ı daha iyi kullanabilecek olması. (o zaman kadar ne olacağını bilemiyoruz ama, şimdilik öyle görünüyor) Artı olarak Bentrner'den kurtulmuş gibi görünüyor. Takımın üçüncü, hatta dördüncü alternatifi diyebiliriz. Genel olarak, Wenger geçtiğimiz yıla oranla daha iyi bir takım oluşturdu. Bunu Skysports'a verdiği röportajda da doğruluyor. Ve şimdi daha bilgili. Barcelona'ya karşı yapması gerekenleri kafasında daha iyi geliştirebilir.

Pep'in Barca'sı
Cruijff geçtiğimiz günlerde El Periodico'daki köşesinde bu Barca'nın tarihin en iyi takımı olduğunu söyledi. Ben bir anlamda buna katılıyorum fakat Barcelona'nın Şampiyonlar Ligi'ni 1 kez daha kazanması gerektiğini düşünüyorum. Pep'in yaptıklarına bakalım. Ibra'yı göndererek Villa'yı transfer etti. Üçüncü forvet mevkisine Pedro'yu yerleştirdi. Messi geçtiğimiz yıllara oranla daha farklı bölgede oynuyor. Daha çok topla buluşuyor ve daha fazla deniyor. Bu, onun attığı gol sayısının üzerine daha fazla eklemesine yardımcı oluyor. Geçtiğimiz yıl Ibra takımdayken 46 gol atma başarısı gösterdi. Herkes Messi bu sayıyı geçebileceğini merak ederken Messi daha şimdiden attığı 20'ye yakın golle bu rekorunu geçebileceğini kanıtladı. Bunda kuşkusuz Villa'nın payı büyük olacak. Mascherano'yu zaman zaman 11'de kullanan Pep, çabuk kart görme olasılığı sebebiyle onu daha az kullanacakmış gibi görünüyor. Barcelona'nın diğer mevkileri ise bir makine gibi çalışıyor. Pep takımda disiplini sıkı tutuyor, özellikle tarihin en iyi orta saha jenerasyonlarından biri olarak gösterilen Xavi-İniesta'nın takımın gol yüküne daha fazla katkıda bulunması işleri çok daha cazip kılıyor. Barcelona bu yıl bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi La Liga rekoru kırmayı başardı. 13 haftada 40 puan.

Genel olarak sonucu belirleyecek faktör takımların orta sahası. Arsenal'ın karşısında Xavi gibi bir handikap bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Arsenal'ın tüm takım boyunca yaptığı pası Xavi tek başına yaptırdı. Deniyor deniyor, hiç bıkmıyor. Sanki "o golü atacaksın arkadaş" der gibi. Xavi'yi durdurmak mı? Xavi bir yana şimdi de Messi pas konusunda rakiplerine bela olacak kıvamda. Bu sene attığı gollerin yanı sıra inanılmaz pasları var.

Sonuç olarak Barcelona'nın bu yıl da Arsenal'ı rahat geçeceğini düşünüyorum. Tutulması gereken o kadar çok adam var ki, hepsi başa bela. Sakatlık olmadığı sürece Barcelona'ya karşı 0-3 yenik başlıyorsunuz. (Xavi-İniesta-Messi)

Yine de, güzel futbol felsefesini devam ettiren bu iki hocaya sonsuz saygı duyulması gerekir.

1 yorum:

Hakan dedi ki...

Wenger'e çok saygı duyuyorum umarım Barcelona karşısında ezilmez.