29 Ekim 2013 Salı

"1998'de Hollandalılardan korkmuştuk"

"Hollanda'yı izlemeyi severdim ve hala seviyorum, onların takım oyununu izlemeyi her zaman sürdüreceğim." diyordu Henry. "Hepimiz biliyoruz ki futbol tarihinde maçlar her zaman bu şekilde kazanılmıyordu. Bana futbol nasıl oynanmalı diye sorsanız size Hollanda örneğini veririm."

Dennis'li Hollandalıların hiçbir turnuva kazanamamış olması garip değil mi?

Evet, aslında bu konuya gerçekten üzülüyorum. 1998'de Hollandalılardan çok korkmuştuk. Brezilya yarı finalde onları penaltılarla yendiğinde çok mutlu olmuştuk. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım."

Hollanda Brezilya'dan daha iyi olduğu için mi?

Biraz farkla! Brezilya'nın o takımı da fena değildi. Fakat benim için kesinlikle Hollanda o turnuvanın en iyisiydi. Finalde ne olacağını kim bilebilirdi? Fakat inanın bana o zaman biz çok rahatlamıştık. Ben gençtim fakat benden büyüklerin neler konuştuğunu hatırlıyorum. Hollanda'ya karşı oynamak istemiyorlardı çünkü her ne kadar oynamaya çalışsanız da onlar güçlüydüler, süratliydiler ve teknik olarak harikaydılar. Çok hoş bir oyun tarzları vardı. Herkes Hollanda takımından sakınıyordu.

Dennis Bergkamp'ın otobiyografisinden alıntıdır.
Kaynak için Hollandalı yazar Mohamed Moallim'e tekrar teşekkür ederim.

3 Ekim 2013 Perşembe

Galatasaray: Mancini'nin sahnesi



Yaklaşık bir sene evvel, Manchester City savunmacısı Micah Richards, Şampiyonlar Ligi grup maçında Ajax'a karşı aldıkları 3-1'lik mağlubiyet sonrası verdiği röportajda takımın oyun düzenini eleştirmişti. Ajax ikinci yarı Moisander ile golü bulduğunda Mancini Manchester City'in savunmasını üçlemiş ve hücuma bir oyuncu eklemişti. Richards, röportajda ayrıca takımın 4-4-2 düzenini sevdiğini ve arkada dört savunmacıyla oynamayı tercih edeceğini dile getirmişti. Mancini, aynı maçın ardından, oyuncusunun bu değerlendirmesini 'bahane' olarak yorumladı ve taktiğin her zaman koşmak ve gol atmak olduğunu vurguladı. Mancini'ye göre dört savunmacıyla halihazırda iki gol yenilmişti. Saha içerisindeki bu değişiklik ile Manchester City bir gol daha yiyerek maçı 3-1 mağlup tamamladı Amsterdam Arena'da.

Mancini gerek Inter'de gerekse Manchester City'de aynı şeyi yaptı. Onun için düzen -tıpkı Fatih Terim de olduğu gibi- o kadar da önemli değildi. Önemli olan top rakipteyken takım oyuncularının nasıl pozisyon aldığı, alanları nasıl kapattığı ve en iyi savunmayı ne şekilde yaptığıydı. Mancini sekiz oyuncusunu top rakipteyken her zaman iki blok halinde dizer. Kanat oyuncuları ilk gelen oyuncuyu karşılamak zorundadır. Zaten toplu savunma anlayışı bunu gerektirir. Bununla beraber rakip takımdan herhangi bir oyuncuya bire-bir markaj yapılamaz, çünkü bu davranış takımın dengesini sarsar ve boş alan bırakır. En iyi savunma her zaman dirençli olmayı ve sahada görevinin ne olduğunu bilmeyi gerektirir.

Roberto Mancini Juventus karşısında ilk kez takımın başında göründü. O her ne kadar oyuncularla sadece iki-üç gün kadar çalışmış olsa da etkilerini takım savunmasına belirgin bir şekilde hissettirdi. Galatasaray'ın savunmasındaki sorunu oyuncu değiştirerek çözmeye çalışan Fatih Terim elbette yanlış yapıyordu. Elinde Gökhan, Semih, Chedjou ve Dany vardı. Bu oyuncuların hemen hemen hepsini birbiriyle kullandı ama yine netice alamadı. Çünkü savunmanın sorunu takımın kendisiydi. Takım gol yerse faturayı savunma oyuncularına çıkarırlar her zaman. Bu kesinlikle yanlış bir görüştür. Mancini Galatasaray'daki ilk maçında bu anlayışı düzeltmiştir. (Chedjou'nun performansı tespitimize iyi bir örnek teşkil edebilir.)

Bir önceki yazımda ben Galatasaray'ın giderek kırılgan bir yapıya büründüğünden bahsediyordum. Bu kadar iyi savunma yaptığınız bir maçta gereksiz bir penaltıya sebebiyet vererek rakibe önce bir puan, ardından üç puanı verdiniz. Ama durumu çabuk toparlamayı başardınız. Bu sonuca bir golle karşılık vermek takımın kırılganlığını gidermede bir ümit ışığı olabilir.

Mancini'nin hücum fikri Galatasaray'da işe yarayabilir mi?
6 yabancı ile oynama kuralını ve Galatasaray'ın mevcut kadrosunu göz önüne aldığımızda, bu takımın hücumu Sneijder, Burak ve Drogba ile yapamayacağını görürsünüz. Keza takımın haftalardır gol iştahı yerinde değil. İlk yapılacak iş aslında bu üçlü arasında bir yaptırım uygulamaktır. Bu tercih, formsuz Burak'tan yana kullanılmıştır. Çift forvet düzeniyle birlikte Sneijder'in takım içinde bir görev karışıklığı yaşadığı ortada. Yerine giren oyuncu ise takımı tamamlayamıyor. Sürekli bir aksaklık ortaya çıkıyor. Ayrıca Umut Bulut'un süre aldığında iyi işler çıkardığını söylemek gerekiyor.


"Önümüzdeki zamanlarda daha değişik formasyonlar olacaktır."
Roberto Mancini, Juventus karşılaşmasının ardından verdiği basın demecinde 
 
4-4-1-1 Mancini tarafından konuşlandırıldı, sonra takım 4-4-2 gibi bir yapıya büründü. Formasyon konusunda Galatasaray'ın çeşitlilik yaşayacağı Mancini'nin demecinden de anlaşılıyor. Fakat Juventus karşılaşmasında gerek Eboue gerek Hakan çok fazla hücum etme fırsatı bulamadı. Bu yüzden öndeki oyuncular topla buluştuklarında rakibin presi karşısında boğuldu fakat iyi savunma Juventus'a bir saatin üzerinde gol fırsatı tanımadı. Mancini bazı maçları çok iyi ve farklı bir biçimde yöneterek puanlar kazanmasını becerebiliyor. İşte bu da onlardan biriydi.

Ben Sneijder'in performansının önümüzdeki haftalarda düzeleceğini düşünüyorum. Bunu yapmada kendi becerisi ve takımın ona olan katkısı etkili olacak. Ama hücum fikrinde önemli olan savunma ve hücum arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve topyekün olabilmek. Bu olduğunda goller artık kolay atılmaya başlanacaktır. İşlerin iyiye gideceğini düşünüyorum.

Roberto Mancini ve iletişim
Onun City döneminde oyuncularıyla ve İngiliz basınıyla pek çok tartışmasına şahitlik ettik. Bunlardan en bilineni kendisine Pellegrini dedikoduları sorulduğunda "Bu si...ğimin sorusuyla ilgilenmiyorum," yanıtırıdır. Basına karşı fevridir, hemen parlar. Oyuncularına karşı ise itaatkardır, gerektiğinde istediğini alır. Mario Balotelli ile çalıştığı dönemde onu gayet iyi bir şekilde idare ettiğini düşünüyorum. Keza Carlos Tevez sorunlu döneminin ardından City'de gayet iyi iş çıkardı. Sorunlu oyuncuları yönetmesini iyi bilen bir teknik adam Roberto Mancini, bu konuda takımda sorun yaşayacağına bir delil yok.