19 Nisan 2012 Perşembe

Chelsea 1-0 Barcelona

Dün akşam beklenen bir oyun oldu. Bir tarafta topu şerefi olarak gören Barcelona, diğer tarafta savunmada safları sıklaştırıp seri ataklarla rakip kaleye gitmeyi amaçlayan Chelsea... Sonuç olarak İngilizler, ikinci maçtan önce avantajlı bir skor elde etti.

Pep Guardiola yönetimi altında Şampiyonlar Ligi'nde dört yılda en az dört yarı final gördü Barcelona. Çevirdiğimiz bir röportajında Pep, oynadıkları yarı finallerin final müsabakalarından daha zor geçtiğini vurgulamıştı. Bu akşamdan sonra Barcelona'yı dördüncü zor bir yarı final bekliyor gibi görünüyor. Üç yıl önce Chelsea'yi İniesta'nın son dakika golüyle saf dışı bırakarak altı kupaya giden yolu açtı Barcelona. İki yıl önce Mourinho'nun savunma futboluyla baş edemedi. Bir yıl önce Madrid'in işini ilk maçtan bitirdi. Ve yine bir yarı final ve yine Chelsea. Villas Boas'ın ayrılmasından sonra takım bir heyecan yakaladı. Son 16'da Napoli'ye karşı 3-1 kaybettikleri ilk maçı evlerinde uzatmaya götürerek çeyrek finale kaldılar. FA Cup yarı finalinde Tottenham'ı 5-1 yenerek finalde Liverpool'un rakibi oldular. Bu akşam da Barcelona'yı, kaleyi bulan tek bir isabetli şutla 1-0 mağlup ettiler. İngilizlerle baş etmek her zaman olmuştur çünkü kazanmak için iyi bir futbol yeterli olmayabilir, aynı zamanda iyi bir hazırlık süreci de gerek.

Buna bir intikam eşleşmesi denilebilir. Chelsea-Barcelona maçları her zaman zorlu geçmiştir. Dün akşam dersine daha iyi çalışan tarafın Chelsea olduğunu düşünüyorum. Pep Guardiola'yı hamle konusunda ilk kez bu kadar yetersiz buldum. Geriye düştükten sonra direnci daha da artacak olan Chelsea göbeğini bu kadar zorlamanın bir anlamı yoktu. Oyunu kenardan oynamak daha mantıklı bir tercih olabilirdi. Eğer bir hastalık kaptıysanız vücuda sürekli vitamin aşılamanıza gerek yoktur çünkü çaba sonuç vermedikçe hastalık hep yeni bir savaş kazanır.

Barcelona sahaya 4-3-3 şeklinde dizildi
Sahada kullanılan numaraların bir önemi yok. Asıl önemli olan, kullanılan numaralar üzerindeki oyuncular. Barcelona'nın oyun dizilişi 4-3-3 üzerineydi. Halihazırda Abidal gibi bir oyuncunuz yoksa, en mantıklı tercih bu gibi görünüyor. Ancak karşı müdafaa, bu dizinin dinamitlerini adeta yok etti. Barcelona gol pozisyonuna girse de oyunda bir aksaklık mevcuttu.

Chelsea savunmasında aslında çok ince bir detay vardı. Rakip takım oyuncularına kesinlikle bire bir markaj uygulanmadı. Bunun yerine iki bloktan oluşan kalabalık bir hat oluşturuldu. Messi, buradan fırsat bulamayınca kendisini kırmızı oklarla çizilen bölgeye, yani pas trafiğinin merkezine attı ve yaratıcı rolünü üstlenmeye çalıştı. Bunu ligde de sık sık deniyor. Ancak ortada bariz bir oyuncu kalitesi farkı var. Barcelona'nın son iki lig maçını seyredenler, takımın ne kadar zorlu maçlar çıkardığını görmüştür. Çünkü her iki rakip takım da maç boyunca Barcelona'yı 7-8 oyuncuyla savundu. Bu, oyunu kazanmaktan çok tamamen durdurma üzerine kurgulanmış bir taktikti. İlk kez karşılaşılmıyor elbet ama savunma ve hücum arasındaki dengeyi koruyamıyorsanız orada tek bir şey planlıyorsunuz demektir: Sadece durdurmak. Guardiola da ne kadar zorlu iki maç atlattıklarını basın toplantısında dile getirmişti.

"Kazanan her zaman doğru olanı yapmıştır. Bu yüzden Chelsea bu akşam bize karşı doğru bir taktik uyguladı."
Pep Guardiola, maçın ardından

Bazı istatistikler:

Topla oynama: Chelsea %28 - %72 FC Barcelona
Toplam şut: Chelsea 4(1) - 19(6) FC Barcelona
Toplam faul: Chelsea 11 - 9 FC Barcelona

Chelsea'nin doğru bir yol kullandığını söyleyerek Barcelona'nın hakkını yemiş olmayalım çünkü istatistikler ve oyun yine herşeyi ortaya koyuyor. Barcelona yalnızca bu maçta biraz daha beceriksizdi ve son vuruşları gerçekleştiremedi. Bir takım her zaman iyi oynayamayabilir, her zaman goller atamayabilir ancak her zaman oyun felsefesini ve mücadelesini sahaya yansıtır. Sahada olan buydu ve Chelsea kendisi açısından doğru olanı yapmıştı.

Chelsea, savunmasını iki blok üzerine kurdu. Drogba bir forvet
olarak zaman zaman bunun dışında kalsa da golün ardından
takımına daha fazla destekte bulundu ve skoru korudu
Üç yıl önceki son dakika travmasından sonra Chelsea disiplin olarak da iştahlıydı. Antrenmanda neyi yapmaya çalışmışlarsa, onu sahaya yansıtmayı başarmışlar gibi görünüyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi, maçta bire bir markaj söz konusu olmadı, Chelsea iki blok üzerinde alanı çok adamla kapattı ve kaleye yaklaşan rakip oyuncular üzerinde yüksek baskı uyguladı. Barcelona pas trafiği yine etkili olsa da sonuç olarak bir beceriksizlik söz konusuydu. Eğer Chelsea müdafaa anlayışının disiplinsiz ya da yetersiz olduğunu söyleseydik şuan Barcelona'nın golünü konuşuyor olurduk. Çünkü bireysel beceri anlamında da Barcelona, rakip taktik anlayışları yıkacak kalitede. Chelsea'nin bu konuda dersine iyi çalıştığını bir kez daha söylemek gerekir.

Barcelona üstün bir oyunda neden gol yedi?
Messi'nin kırmızı oklarla gösterilmiş olan sıkıştırılmış oyunun yaratıcı oyuncu modelinde, ilk yarının sonlarına doğru bireysel bir hata baş gösterdi. Topu kapan Chelsea, Ramires'in süratini kullandı ve hızlı bir hücumla Drogba'nın ayağından golü buldu. Pozisyonun başlangıcında her ne kadar hata olsa da Adriano'nun geç kalmış olan bir kademe anlayışı olduğunu söylemek gerekir. Böyle bir savunma planı kurgulamış olan Chelsea'nin kazanmak adına elbette sinsi hücum planları da olacaktır.

İkinci yarı daha az pozisyon ve golü merkezden arama
İlk yarının son dakikasında golü yemek rakip direnci elbette daha fazla artıracaktır. Soyunma odasında geriye düşen takım için yeni bir hamle ve önde giren takım için daha iştahlı oyun demektir bu. Guardiola'nın yaptığı en önemli hata, oyuncularını bu konuda uyarmamak oldu. İlk yarı Barcelona'nın kontrolünde geçmişti ve üstünlük elde edilecek olan gol her an gelebilirdi ama skor aleyhe dönmüştü. İkinci yarıda Guardiola bunu sürdürmek istedi ve herhangi bir yol kullanmadı. İlk hamlesini Cuenca tercihiyle yapmasını bekledim çünkü yandaki oyun basamaklarında da görüleceği üzre, oyun mavi oyuncular tarafından sıkıştırılmıştı. Barcelona'nın kenarları ne denli az kullandığı da görülüyordu. Cuenca nitelikleriyle bir İngiliz ligi kanat oyuncusunu andırıyor ve içeriye süratiyle iyi bindirmeler yapabiliyordu. Kenarları çok adamla kullanmak daha mantıklı olabilirdi. İniesta sol bölgenin hakimi olsa da, o da oyun anlayışı gereği futbolunu dikine, yani içeriye doğru oynamaktan yana kullandı. Adriano çok az destek oldu. Sonlara doğru Cuenca oyuna alındıktan hemen sonra Di Matteo'nun Bosingwa hamlesi geldi. Neticede son dakikada kaçan akıl almaz golle Barcelona oyunu 1-0 tamamlamak zorunda kaldı ve eşleşmede Chelsea avantaj elde etti. Yine de ben, serinin ikinci maçında çok tatlı bir oyun anlayışı beklemiyorum. Guardiola ufak bir kulak fısıltısıyla eşleşmeyi lehine çevirebilir. Chelsea ise bugün elde ettiği ünvanı rövanşta da korumak için var gücüyle savunma yapacaktır. Bu nedenle yine zor bir maç olacak.

4 yorum:

prorroga dedi ki...

Öncelikle eline sağlık,

Yazı çok güzel ama benim kafama takılan Drogba'nın golünde en az kaptırılan top kadar Drogba'nın top Ramires'e giderken yaptığı koşuya değinmemen oldu. Drogba, o pozisyonda Alves'in olmadığı Barcelona sağını boşaltırken sağ stoper Puyol'un Drogba'yı kovalaması bence Adriano'nun hatasından daha büyük. Sol stoperdeki Masce zaten kovalıyor ki Puyol bunu geç de olsa farkedip Ramires'e dönmeye çalışsa da geç kalıyor. Zaten bunun sonucunda da Ramires önünde yaklaşık 50 metrelik bir boş alan buluyor.

Belki ben yanlış düşünüyorum ama sanki hatayı yapan Puyol olunca nedense hiç bir yazıda değinilmemiş gibi geldi - sadece burada değil bugün ne İspanyol ne de Katalan gazetlerinde Drogba'nın koşusu ve Puyol'un tereddütünün bahsi geçmedi. Bu sebeple yorum yoluyla da olsa sormak istedim pozisyon hakkındaki ayrıntılı düşünceni?

Onun dışında tekrar eline sağlık.

Giray dedi ki...

yazı iyi olmuş da istatistikleri yazdığın yerin altındaki paragrafın ilk cümlesinde her şeyi bitişik yazmışsın, dikkat etmen gerekir diye düşündüm

Muhammet Gülhan dedi ki...

@prorroga

Pozisyonu tekrar izledim. Top kaptırıldıktan sonra oyun birden terse dönünce Xavi Ramires'in süratinin arkasında kalıyor. Alves arkadan koşuşturuyor. İlk adımda Masche Drogba'yı kovalıyor. Puyol top terse dönünce Ramires'in önünü kapatmaya gidiyor. Masche arkadan Adriano'nun geldiğini düşünüyor ve o yüzden ciddi bir markaj uygulamayarak çizgide kalıyor. Adriano gecikiyor ve Ramires topu Drogba'ya çevirdiğinde Barca golü yiyor.

Bence bir suçlu bulacaksak 1-Messi 2-Adriano derim. Ramires topun hızına yetişmeye çalışırken Adriano orayı kapatmalıydı. İkinci yarıda da benzer bir pozisyon olmuştu ve Adriano hızlıca bölgesine koşarak pozisyonu engellemişti. Puyol doğru olanı yaptı bence.

@Giray

Bugün başka bir bilgisayardan IE'yi kullanarak bloga girdim ve ben de son paragrafın kaydığını gördüm. Ama senin söylediğin hatayı görmedim. Farklı tarayıcı kullanıyor olabiliriz. Yazı yazarken imla kurallarına dikkat etmeye çalışırım.

Giray dedi ki...

Farkındayım, yazılarındaki emeği görmemek için kör olmak lazım. Olur ya bazen insanın dikkatinden kaçabilir. Tarayıcıdan dolayı olabilir tabii ki.
Eline sağlık tekrar sadece bu yazı için değil her yazın için.