25 Mart 2012 Pazar

Zlatan Ibrahimovic, Marco Van Basten'e benziyor mu?


2001'in temmuz ayında, Amsterdam'da Ajax, Liverpool, Milan ve Valencia'nın aralarında düzenlediği bir turnuva söz konusuydu. Turnuvaya büyük takımlar katıldığı için stat büyük ilgi görüyor ve tribünler bir podyum edasıyla süsleniyordu. O dönem Milan, teknik direktörlük için Fatih Terim'i seçmiş, Ajax ise yeni bir yapılanmanın ilk örneklerini sahnelemek istemişti. Maçların oynandığı sırada bir dönem Milan'ı çalıştırmış olan eski futbolculardan Silvano Ramaccioni, Ajax takımında uzun boylu, teknik ve güçlü bir futbolcu izlemiş. Yalnızca izlemekle kalmamış, ondan etkilenmiş ve ağzından şöyle sözler kaçıvermiş: "Bu adam tıpkı Van Basten'e benziyor." Yanındakiler bunu duyduğunda şaşkına dönmüş ve "Ne diyorsun sen? Van Basten mi? Onun gibi bir oyuncu daha mı?" gibi sorular sormaya başlamış. Bu soruları sorduktan sonra yanındaki hemen kendi yorumunu eklemiş: "Silvano, bilirsin, Van Basten gibi bir futbolcu bir daha asla gelmeyecek." Bunu duyan Silvano ise bıyığının altından gülerek şöyle yanıt vermiş: "Evet evet, göreceğiz." İşte bu bahiste adı geçen futbolcu, daha sonra Silvano Ramaccioni'yi yanıltmayacak, sonraları İtalya futboluna damgasını vuracak olan Zlatan Ibrahimovic'ten başkası değildi.

Böyle bir başlangıç hikayesi var onun. Ajax'ta attığı otuzu aşkın golle 16 milyon € bedel karşılığında, dünyanın en zorlu ligine gidiyorum diyerekten İtalya'ya giriş yaptı Ibrahimovic. Torino ekibinde de kendisini kanıtlamayı başardı. Ancak sonraları patlak veren şike skandalı sebebiyle "hayat devam ediyor" dedi ve bu defa Inter'e geçti. Inter takımı İtalya'da onun için bir zirveydi ve adını daha yüksek bir sesle duyurmayı başardı. Diğer güçlü takımların toparlanması için zaman gerekti ve bu dönemde Inter, Mourinho ile ligi silip süpürdü. Barcelona'ya geçişi ne kendisine ne de kulübe yaradı. Maddi olarak Katalan ekibi büyük yara aldı. Aslında kulüp televizyonuna verdiği ilk demeçte Ajax'ta oynamanın vermiş olduğu teknik özellikleri barındırdığını ve buraya alışmakta zorlanmayacağını söylemişti ama yanılmıştı. Karşısında takımı için mükemmeli isteyen bir adam bulmuştu. Neticesinde onun gemisinin rotası, yine İtalya'ydı ancak bu defa, dünyanın en başarılı takımlarından biri olan Milan'a idi.

Ibrahimovic'in Milan'da yapabileceklerini Van Basten ile kıyas gösterebilirsiniz. Çünkü fiziki görünüş ve teknik açıdan baktığınızda onda gerçekten Van Basten'i görebiliyorsunuz. Ancak takımın bir parçası olarak düşündüğünüzde farklı iki futbolcu beliriyor. Sacchi'nin Milan'ı çalıştırdığı dönemde dünya futbolunda oyun taktiğini hücum üzerine belirleyen çok az takım vardı. Ancak onun ve oyuncularının bakış açısı birbiriyle uyuşuyordu. Mevcut düzenle birlikte her maç 4-5 gol atmayı başarıyorlardı. Herşey bir parçaydı ve bir bütünü oluşturuyordu.

Ibrahimovic ise böyle bir bütüne bir parça olmayı başaracak bir oyuncu değil. Bireysel olarak kusursuz bir oyuncu ama bir bütünde hareket edemeyeceğini Barcelona'da gördük. Şimdilerde Milan takımı toparlanmaya başladıysa da başarılarının zamana ne kadar yayılacağını bekleyip görmemiz gerekecek. Ancak şu kesin, son dönemde İtalya futbolunda onun kadar ses getiren bir başka oyuncu olmadı. Ve bunu söylemekten yine çekinmeyeceğim: bir teknik adam veya futbolcu macera olsun diye garip tercihlere girişmemeli, kendisi için en doğru yeri tercih etmeli. Taş yerinde ağırdır derler. Bu farklılığı ortadan kaldırdığınızda istenileni verebiliyorsunuz.

Van Basten futbolu 28 yaşında bırakmak zorunda kaldı ancak bu erken yaşa rağmen, onun avrupada kazanmış olduğu sayısız başarı var. Aynı zamanda üç Altın Top ödülü kazandı. Ibrahimovic ise 30'unda ve henüz bir avrupa başarısı yok. Neden bilmiyorum ama Ibrahimovic bana zamanında Cruijff'ün Van Nistelrooy için söylediği bir sözü anımsatıyor: "Çok kaliteli bir golcü ama onun kafası sağlam değil." Lig performansında elde ettiği başarıyı göz ardı edemeyiz ancak Milan takımının geçtiğimiz yıl tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi oynayan Tottenham'a elenmekten kurtulamadığını hatırlatmamız gerekir.

Bu yıl her ne kadar Barcelona-Bayern finali beklesem de Milan'ın Barcelona'yı zorlayacağı açıkça görülüyor. Ibrahimovic ise bir Avrupa başarısı için kendisini kanıtlamak zorunda. Bu eşleşmeden en büyük keyfi ben alacağım.

Hiç yorum yok: