8 Ekim 2011 Cumartesi

Türkiye 1-3 Almanya: Panzerler futbolu mükâfatlandırdı!

Joachim Löw ve Almanya Arena'dan mutlu ayrıldı. (Getty Images/UEFA)
Öncelikle şunu anlayalım, karşısına çıktığımız takım hiç şüphe duymadan parmakla gösterebileceğimiz dünyanın en iyi üç takımından biri. Grup elemeleri başlamadan önce kendimizi onların önünde öngörebilecek kadar yüksek bir katsayıya sahiptik. Sonuç olarak olmasa da Joachim Löw Arena'ya futbol izlemeye gelen insanlara büyük keyif verdi. Türkiye için sadece direksiyonu kaybetti demek doğru bir tanım olmayacak keza ne yaptığı bilinmeyen bu felsefenin doğru yanları çok az.

2008 yılındaki maç kıstas alındığında Türkiye'nin geriye gittiğini söylemek ne kadar yanlış olmuyorsa, Almanya'nın bir o kadar ileriye gittiğini söylemek de yanlış olmaz. Fatih Terim'in eksik Türkiye kadrosuna Almanya karşısında oynattığı futbol çarpıcıydı. Joachim Löw maçtan önce verdiği demeçlerde o günün Türk Milli Takımı'ndan halihazırda olumlu şekilde bahsetmişti. Löw'ün Almanyası'na bakıldığında oyununu ne kadar geliştirdikleri hayranlık bırakacak türden. Ballack, Klose gibi isimler vazgeçilmez görünürken Löw genç yaştaki yetenekli ayaklara Alman Milli Takımı formasını verdi. Neuer, Götze, Özil, Boateng, Khedira gibi fark yaratanları takımına yerleştirdi. Üstelik bu hunharca yapılan birşey değildi, Bugün 89 doğumlu Muller, Khedira ve Mesut Özil'in Alman Milli Takımı ile en az 20 maçı var... Dünyanın en iyi 4-2-3-1'ini oynayan takımın Almanya olduğunu söyledi Rıdvan Dilmen, kesinlikle haklıydı. Mesut Özil'i bu baskıda kullanmayarak dahi sahanın her alanını parselleyen Alman Milli Takımı'nı tebrik etmek veya keyif almak gerekir. Her pasın şiddetini ayarladılar ve baskıyı mükemmel teptiler. Takımda belkide en zayıf halka olarak gösterilebilecek Khedira'nın pası verdiğinde nasıl boş alana hareketlendiğine bakın... Alman eğitimi diyorlar buna. Statik müdafaa yapan orta sahalardan uzak, topun yorulmadığını bilen ve her an dripling atabilen, oyunu mükemmel derecede hızlı dokuyan bir takım Almanya. Neuer'in gollerdeki iki akıllı hareketiyle Almanya hızlı hücumu da ne kadar iyi yapabileceğini gösterdi. Götze'nin mental futbol yapısı ve yeteneği ileride bu takım için ne büyük bir iş arz edeceğini gösteriyor.

Burak Yılmaz ve Hamit Altıntop, kaçan bir gol sonrasında (Getty Images/UEFA)
Biraz Türkiye'den bahsetmek gerekirse, elemeler boyunca ne yaptığı belli olmayan bir takımı suçlamak doğru değil gibi görünüyor. Hiddink-Oğuz Çetin'in orta sahada pres yapan eleman olarak düşündüğü Sabri tercihi, Almanya'nın orta sahasını bastıramadı. Topu bu denli hızlı kullanabilen Alman Milli Takımı'na karşı Türkiye orta sahası kafasını kaldıramadı. Diğer bir yardımcı presci Selçuk İnan, ilk yarıda en fazla iyileştirmeleri yapan futbolcuydu. İkinci yarıda neden çıkarıldığını anlamak güçtü. Savunma ve orta saha tandeminde Servet-Egemen; Aurelio-Sabri-Inan tercihleri Türkiye'nin hızını yavaşlatmayı başarmış olmalı. Almanya'da kademede Burak'a şans tanımayan Boateng'in oyundan alınması, Türkiye için o bölgede bir fırsat yarattı ve birkaç dakikalığına da olsa Türkiye heveslendi. Ancak Almanya yine çok iyi bir organizeyle penaltıyı alarak durumu yeniden iki farka çevirdi. Gösterilen birkaç iyi niyetli çaba Türkiye'nin müdafaasına çare olmadı. Göründüğü ve olması gerektiği gibi, ipler artık bugün mükemmeliyetçi bir futbol izleten Alman Milli Takımı'nın elinde.

Hiç yorum yok: