14 Mayıs 2011 Cumartesi

Build Something Special Again

Hep derdin ki, zirve tırmanmak için çok dik.
Tırman ona!
Hep beni görmek istediğini söylerdin.
Tırman çabuk!
Sen "yer" i seçtin; ben ise "zaman"ı seçeceğim.
Ve ben tırmanacağım,
Zirve benim kendi yolumda artık.
Sadece biraz bekle,"doğru gün" için.
Ve ben ağaçlara doğru tırmandıkça ve de bulutlara kavuşunca,
Aşağıya doğru bakacağım,
Kulak vereceğim senin bugün söylediğin şeylere.

Futbolda 1969'da başlayan Kenny Dalglish hikayesi 1975'de takım kaptanlığına yükselerek devam etmişti. 24'ünde Celtic'in kaptanlık pazubandını taktığında nasıl bir lider olacağını göstermişti. 2010-11 sezonunun Ocak ayında Liverpool'un yeni sahiplerinden John W Henry Dalglish'i aradı. Aradan 4,5 ay geçti. Şimdilerde Merseyside Walk'da vakit geçiren insanlar birbirlerine "Liverpool nasıl bu halde geldi?" diye soruyorlar...

Anfield'ın kralı Dalglish... Benim için sadece tribünde oturup analiz edilesi adamlar vardır. Dalglish gibi. O kadar doğal, o kadar insani, o kadar becerikli. Ona nasıl bunu başardınız diye sorduklarında "Orada yeniden beğendiğim şeyler olacağına emindim" diyerek yanıtlıyor. Anfield çocuklarının örnek aldığı adam Torres gitmiş, Liverpool berbat durumda. Sıralamada nerede olduğu belli değil. Dalglish önce Ajax'ın en önemli adamını tutup getiriyor. Suarez geldiği günden bu yana inanılmaz maçlar çıkarıyor. Kulüp efsanesi Carragher onun için "Anfield efsanesi olabilir" diyor. Sonra Andy Carroll... Kulübe "çok fiyat ödedi aptallar" etiketiyle giriyor Carroll. Başlarda sakatlık ve psikolojik baskıyla mücadele ediyor ama bu ruh halinde onu kurtaracak en iyi adam oradayken Carroll çabuk atlatıyor. Dalglish bunun yanında Anfield'ın en çok vefa göstereceği işlerden birine imza atıyor. Takıma Martin Kelly, Spearing gibi kulüp çocuklarını oturtuyor. 16 yaşında bir çocuğa Dünya'nın en iyi tribünü The Kop'un önünde forma şansı veriyor. "Eğer sorununuz olan bir pozisyonda genç bir oyuncuyu oynatıyor ve verim alamıyorsanız bu bir problem, fakat onun yerine gidip bir transfer yapıyorsanız bu daha büyük bir problem" sözleriyle onlara nasıl değer verdiğini gösteriyor...

Dalglish'in hamlelerinden çok insani becerisini yazabilirsiniz. "Sonuçları almak için en iyi yol, seninle çalışan insanları kazanmaktır..." O psikolojiyi tutup kaldırırken büyük bir kaya parçasını kaldıran adamlara benziyordu. Dalglish takım kötü gittiğinde taraftarın aradığı ruhu buldu. O ruhu Liverpool'a geri kazandırdı. Tıpkı oyunculuk döneminde yaptığı gibi. Liverpool onunla Avrupa'da şaha kalktı. 78'de Wembley'deki finalde Brugge ağlarını sarsarken objektiflere yansıyan fotoğrafın ta kendisiydi Kenny Dalglish...


Flanno, Shelvey, Suarez, Carroll gibi futbolcular mental olarak en yukarı seviyede değildi. Sadece Suarez'in Avrupa'da çıkardığı maçlar vardı, en iyisi kesinlikle değildi. Liverpool bu baskıda ayağı kalkarken aramamız gereken adam Dalglish'den başkası olabilir miydi?... Olamazdı. "Biz oyuncuları doğru yönde işaret etmeliyiz, oyuncular da bizim ne söylediğimizi anlamalı."

Dalglish takımı Avrupa'ya götüremezse bile yaptıklarının küçük görülmesini istemiyor. "Avrupa'ya gidemezsek orada yine harika bir iş çıkarmış olacağız." Bırakın Dalglish'in takımı Avrupa'ya götürmesini, topladığı puanlarla bile kulübün sahiplerinden John W Henry'i tatmin edebiliyor. Onlar Dalglish'den memnuniyetlerini 3 yıl kontratını uzatarak yanıtlıyor.

Anlayacağınız Liverpool'da şu sıralar işler mükemmel gidiyor. Üstelik takımın kaptanı Gerrard yokken. (Geçtiğimiz yılda Liverpool Gerrard ve Torres yokken oldukça kolay bir takım hüviyetine bürünüyordu.) Meireles iyi bir parça haline geldi. Maxi'de son haftalar bir tuhaflık var, çözünce onu da yazacağız elbette. Liverpool hücumu seven bir yapı kuruyor... Pası, takım halinde oynamayı seviyorlar. Dalglish Liverpool'da elleriyle mıntıka yaptı. Son oynadıkları Fulham maçını arşivime aldım. Kim bilir, belki ilerde açıp tekrar izlediğimde "adam takımı işte bu hale getirdi lan!" derim. Futbolculuk kariyeri gibi, Liverpool'da yeniden özel bir yapı kurmak istiyor. Ve biz her zaman Liverpool'un takipçisi olacağız...

His answer to what has been the key to his immediate success was typical.
"If I had an answer to that, I wouldn't tell anybody..."

Hiç yorum yok: