24 Ekim 2010 Pazar

Deja Vu


İkinci Kalli döneminde Galatasaray ligde Fenerbahçe'ye deplasmanda 2-0 mağlup olmuş ve daha sonrasında Kupa'da tekrar Fenerbahçe ile eşleşmişti. Bir çok kesim geçmişi zorladığında hatırlar o maçı: takım bir çok pozisyona girmiş ve Kadıköy'de galibiyeti kaçırmıştı. Kalli ilk maçtan derslerini çıkarmış ve takımın nasıl oynatmasını gerektiğini bilmişti. Bugün izlediğimiz maçta yine bir Deja Vu yaşadık. Galibiyeti kaçıran ve beraberliğe asla sevinmemesi gereken taraf Galatasaray. Hagi, Elano maç sonu açıklamalarıyla bunu dile getirdi...

Galatasaray'ın Kalli döneminde sonra çalıştığı hocalar kimdi? Cevat Güler, Michael Skibbe, Bülent Korkmaz ve Frank Rijkaard. Cevat Güler ve Bülent Korkmaz döneminde takım Fenerbahçe ile sadece evinde oynadı. Birini kazandı, diğerinde ise berabere kaldı. Peki Skibbe ve Rijkaard döneminde neden kaybedildi? Her iki hocanın da ortak bir noktası var. Hücum futbolu oynatan teknik direktörler. Skibbe'nin Fenerbahçe'ye karşı çıkardığı hücum dörtlüsü Lincoln, Baros, Kewell ve Arda'dan oluşuyordu. O maçta o dörtlünün takımın defansif yönlüyle olan kopukluğu farklı mağlubiyeti getirmişti. Rijkaard döneminde ise hücum hattı, Keita, Baros(Nonda), Arda ve Elano'dan oluşuyordu. Yine bu oyuncular topun arkasında duramaması Fenerbahçe'den 3 gol yenilmesine sebep olmuştu. Peki Hagi ne yaptı?...

İlk yarı bittiğinde yaptığım ilk yorum "Takım tüm sorunlarını Florya'da bırakmış" oldu. Fenerbahçe'nin doğru şutunu hatırlamıyorum. Galatasaray'ın ise bir çok pozisyonu vardı. Futbol ile ilgisi olan her adam teknik direktör değişikliğinin genellikle hep olumlu yönde yansıdığını bilir. Hagi, takıma hücum yaparken 4-3-3 oynattı, top rakipteyken ise diziliş önemli değildi, sadece boş alan bırakmadı. Takım savunmasını üst düzeydi ve orta alanı kalabalıktı...

Rijkaard için bir kaç yorum yapıldı maçtan sonra. Okuma ve dinleme fırsatı buldum. Rijkaard'ın bugün takımın başında olup kaybetmesi benim için hiçbir şeyi değiştirmezdi. Siz Rijkaard'ı günlük başarılar için mi destekliğimizi mi sanıyordunuz? Bugün top oynama hevesi gelen Galatasaray takımının profesyonelliğini sorgulamamız gerek. Baros Skibbe ile aynıydı, Rijkaard ile yine aynıydı. Kewell Skibbe ile aynıydı, Rijkaard ile yine aynıydı. Burada incelenmesi gereken performansı sürekli değişen ve uzun süre düşük tempoda oynayan oyuncular. Rijkaard gelecekti ve biz bu yüzden ona sabretmemiz gerektiğini biliyorduk. Sorun buydu ve doğru işler yapılmayınca Rijkaard başarısız oldu. Rijkaard'ın yanlışları olmadı mı? Elbette oldu, Dünya'da her teknik adamda olduğu gibi oldu...

Hagi'nin geleceği neye mi bakıyor? Bence o yeniçeri tayfasıyla arasını iyi tutsun yeter. Gerisi önemli değil...

3 yorum:

Jaimelesport dedi ki...

'Kazanamıyorsan kaybetme' mantığıyla çıktık bu maça da, tıpkı bir kaç sene önceki Türkiye Kupası maçında olduğu gibi.

Bunun yanı sıra, sert oyunumuz Fenerbahçe'yi yıldırdı. Fenerbahçe'de gol denilince Alex ile Niang gelir önce akla. Niang'ı Neill, Alex'i de Cana sahadan sildi, bıktırdı. Hal böyle olunca Fenerbahçe sadece duran toplara dikti gözünü.

Antalyaspor maçı var önümüzde. Derbi maçlarının havası farklı olur, farklı motive olunur ama ben yine bu maçta da olduğu gibi rakibi ısıran, yıldıran bir Galatasaray bekliyorum..

http://jaimelesport.blogspot.com/

mehmet dedi ki...

Minik bir düzeltme. Kalli ligde o yıl 2-0 yenildi fenerbahçe ye.

BasitOyna Blog dedi ki...

@mehmet

Teşekkürler. Düzenledim.