8 Ekim 2010 Cuma

Cruijff ve Beckenbeuer

"Dün dünya futbolunun en büyük finalinde günümüzün en büyük iki futbolcusu olan Cruijff ile Beckenbauer de karşı karşıya geldiler. İkisi de kaptan olarak sahaya takımlarının önünde çıktılar ve sahadaki görevleri, yerleri icabı çok kere göğüs göğüse çarpıştılar. Eski harplerde birliklerinin önünde çıkıp başa baş mücadele eden büyük cengaverlere benziyordu onlar. Başından sonuna kadar heyecandan solukları kesen şahane bir düello idi bu. Sonunda kılıcını kınına gururla sokmaya hak kazanan da Cruijff oldu. Doğrusu Beckenbauer'in işi bu düelloda daha kolaydı. Çünkü aslında Cruijff'u itfaiyeci Vogts tutacaktı. Sahadaki her yangına yetiştiği için ona bu isim verilmişti. Fakat dün sadece büyük Cruijff yangınını söndürecekti. Beckenbauer gerekirse ikinci müdahaleleri yapacaktı. Nitekim oyun başlar başlamaz Vogts, Cruijff'a yapıştı. Futbol tilkisi bunu anladı onu alıp geri dörtlüsünün arasına götürdü. Sonra da oradan aldığı topla bütün Alman yarı sahasını görülmemiş bir sürüşle geçip ceza sahasına daldı, geride kalan Vogts, saçağı sarmak üzere olan bir yangına ancak bir balta atabildi. Haklı penaltı ve gol tek başına Cruijff'un eseriydi. Beckenbauer'in ona müdahale edemeyişi bir hataydı. Bundan sonra Cruijff sahanın her yerini dolaştı durdu. Tam yerinde top aldı, tam yerinde verdi. Arkadaşlarına boş sahalar yarattı. Eğer kramponları tükenmez kalem olsaydı, inanın yeşil saha örümcek ağına benzer kara çizgilerle dolardı. Beckenbauer ise ona yaptığı, daha doğrusu yapmaya geç kaldığı müdahaleleri dışında takımını rahatlatan, arkadaşlarına güven veren o bildiğimiz alıştığımız mükemmel futbolunu oynadı. Ancak Beckenbauer hep beklediklerimizi yaparken, Cruijff hiç beklemediklerimizi yapıyordu. Yaratıcılık tarafı Beckenbauer'den çoktu. Dün Cruijff'un birliği, büyük futbol harbini kaybetti ama şahane düelloyu Cruijff kazandı."


Baba Gündüz'ün 74 finali sonrası maçla ilgili "Hürriyet" gazetesine yazdığı yazı. "Galatasaray ve Türk futbolundan geçen bir dev; Baba Gündüz" adlı kitapta bu yazısına yer verilmiş. Herkesin ağzından Cruijff'u dinlemek keyif verir elbet, onu öğrenmek ve yaşamak için fırsattır ama Baba Gündüz'ün kelamlarını, onun kalemiyle okumak ayrı bir keyif olsa gerek.

Hiç yorum yok: