1 Eylül 2010 Çarşamba

Kafamdaki Galatasaray


Transfer dönemi bitmesiyle artık sağlıklı olarak Galatasaray kadrosu üzerine yorum getirebiliriz. Misimovic transferinden sonra dizilişte farklılaşmaya gidileceği kesin gibi görünüyor. Çizdiğimiz kadro her ne kadar 4-3-3'e yakın bir pozisyon olsa da 4-2-3-1'i de andırıyor. Aslında hemen hemen aynı şeyler. Önemli olan ne oynadığını bilmek, Rijkaard'ın saha içinde istediklerini yapabilmek. Rijkaard'ın istedikleri demişken yazımıza tam bu noktadan başlayalım:

- Kale: Leo Franco'dan sonra Aykut'ta Frank'in fırçasını yiyenlerden. Kale büyük ihtimalle artık Ufuk'un. Rijkaard kaleci yeteneklerinin dışında ayak tekniği fena olmayan ve sıkıştığında rahat pas yapabilecek kalecilerden hoşlanıyor. Ufuk'ta bu bir sorun olarak görülebilir ama tecrübe kazandıkça ve eksiklerini kapattıkça Rijkaard'ın istediği bir kaleci haline gelecektir.

- Sağ bek: Günümüz futbolunda artık Dani Alves, Maicon, Ramos tarzı bekler konuşuyor. Ne yapar bu bekler? Hücumda sağ koridoru kullanarak bindirmeler yapar, savunmada ters kademeye girer. Bindirmeler yaparak sağ önünde bulunan oyuncuya yeni fırsatlar verir. Sabri kesinlikle hepsine uyan bir oyuncu. Geçen sezon açtığı temiz sayfa ile birlikte Rijkaard'ın önemli oyuncularından biri olduğunu söyleyebiliriz.

- Sağ ve Sol stoper: 2003 yılında Marquez'i takıma kazandıran Rijkaard, görevde kaldığı süre boyunca ondan en iyi biçimde faydalanmasını bildi. Öyle bir teknik vardı ki attığı 13 golün 7'si frikiktendi. Stoper aslında sadece topu durduran bir oyuncu değil. Oyunun teknik kısmına katkıda bulunan ve takımı bununla birlikte ileriye taşıyan, top sizdeyken topun kontrölünün ayağınızda olmasını sağlayan ve savunmayı önde kurmak isteyen bir stoper aslında tam da Rijkaard'ın istediği bir stoper. Savunmayı önde kurmak sadece topa hükmetmek değil takımın boyunu kısaltmak adına çok önemli bir etken. Rijkaard'ın geçen sezon yarattığı Hakan Balta ve Neill tandeminin çok iyi maçlar çıkardığı dönemler oldu. Rijkaard tekrar bunu denemek istedi fakat devre arasında gönderilen Alparslan, kiralık olarak gelen Caner'in Fenerbahçe'ye transeri ve yerine alınan Çağlar'ın sakatlanarak ameliyat olması Rijkaard'ı orada Hakan'ı kullanmaya mecbur kıldı. Son lig maçında bununla birlikte hatalarından dolayı Hakan'ı yedeğe çekerek Uğur Uçar'da yaptığı gibi Serkan Kurtuluş'u o bölgede kullanmak istedi. Aradığı sol bekler değildi ama elindeki buydu. Rijkaard'ın Hakan'ı stoper olarak kullanmasının diğer sebebi Servet'in düşük tekniği, düşük futbol zekası ve sadece vücudunu kullanabilmesi. Karpaty Lyviv maçında Ali Sami Yen'de yenilen ilk gol ve deplasmanda son dakikada yenilen golde yaptığı takipçilik olağanüstüydü. Fakat Servet bunu geçen sene de yapmıştı ama Rijkaard'ın yapabileceği birşey yoktu. Onu oynatmak zorundaydı. Kısacası Rijkaard bu yüzden Hakan - Neill tandemini İnsua'nın gelişiyle yeniden kurmak istiyor...

- Sol bek: Hakan'ı sol bekte kullanmak istemeyen Rijkaard tam 2 aydır savunma oyuncusu istiyordu ama istenilen oyuncu bir türlü gelmemişti. Frank sonunda İnsua'yı kadrosuna kattı ve aradığı sol beke kesinlikle ulaştı. Genç, yetenekli ve Rıdvan'ın deyimiyle "gidip gelen oyuncu bu Güntekin" İnsua'yı özetleyen özellikler. Galatasaray yönetiminin 2012 kriterleri diye yırtınması bir tarafa İnsua'nın bonservisini alınmazsa çok yazık olur. Nisan ayında Liverpool'da gösterdiği etkileyici performans onun istikrarlı kariyerinin başlangıcıydı. İnsua'nın istediği Rijkaard ile birlikte yeteneklerinin üzerine daha fazla koyabilmek değil mi? O zaman tam aradığı yerde.

- Defansif orta sahalar: Bu mevki geçen sezon yine Rijkaard'ın çaresiz kaldığı mevkilerden biriydi. Aslında bunda biraz da kendi suçluydu, çünkü elinde bir Haldun Üstünel varken çok rahat bir orta saha oyuncusu alabilirdi. Orada istediği verimi alamaması, hücum oyuncusu Elano'yu ligin son haftalarında Mehmet Topal'ın yanında defansif orta saha olarak kullanmasına neden oldu ve Elano çaresizce eleştirildi. Bunun sebebi biraz da Giovani dos Santos'u 11'de kullanmak istemesiydi. Misimovic'in gelişi Rijkaard'ı bu Dünya Kupası'nda gördüğümüz Hollanda Milli Takımı'nın kullandığı şablon gibi düşünebiliriz. Defans ve ofansı bağlayan iki orta saha oyuncusunun önünde 4-3-3'te Sneijder, Mesut tarzı bir bölge yaratmak. Rijkaard bunun Dünya Kupası'nda başarılı olduğunu görünce bu sene 4-2-3-1 ya da kibarca 4-2-1-3 tarzı bir diziliş düşündü ve Misimovic transferine onay verdi. Orta saha oyuncuları da oraya uygun sert ve teknik olmak zorunda. Yine milli takımlardan örnek vermek gerekirse Bastian-Khedira, De Jong-Van Bommel gibi. Galatasaray'da buna uygun en iyi orta sahanın Ayhan - Cana ikilisi olacağını düşünüyorum. İkisi de top çalabilen ve ayaklarına hakim oyuncular. Topu sorunsuz bir şekilde ileriye aktarırlarsa takım defans ve ofans anlamında daha rahat bir orta sahaya sahip olacak. Yalnız özellikle Ayhan'ın gereksiz toplara kaymasını bırakması gerekiyor. (bkz: ligin ilk haftası Sivasspor maçı)

- Ofansif orta saha: Dünya Kupası örneğinde olduğu gibi Rijkaard, Misimovic için Sneijder, Mesut gibi bir pozisyon yaratmayı düşünüyor. Misimovic Dzeko'nun dediği gibi her forvetin arkasında olmasını istediği bir oyuncudur. Mücadele gücü eksik biraz fakat bu yüzden arkasında ikili orta saha oyuncusu oynayacak. Onların Misimovic'i tamamlaması gerekecek. Misimovic'in bu pozisyonda takımda ki sorumluluğu en fazla oyuncu olması onu rahatsız etmeyecektir. Çünkü sürekli oynadığı: sağında, solunda ve önünde daha kaliteli oyuncuların bulunduğu bir pozisyonda artık. Yapması gereken onları oyuna katabilmek, bunun yanında takımın ileride bulunan 3'lüsü ile birlikte hücum gücü yükünü üstlenmek...

- Sağ - Sol forvet: Bu dizilişte artık şunu bilmek gerekiyor. Sen asla bir kanat oyuncusu değilsin ve işin sadece bindirme yapmak değil. Harry Kewell denildiğinde arka direk koşuları, futbol zekası gelir akıllara. Her sene 10'u geçkin gol atar. (Sağlıklı olabilseydi eminim daha fazlasını atardı) Bir futbolcunun örnek alması gereken ilk futbolcu Harry Kewell olması gerekir. Tam bir 4-3-3 oyuncusu. Sorumluluk alabilen ve gol vuruşları olan bir adam Kewell. Arda'nın özellikle Skibbe ve Rijkaard döneminde üzerine daha fazla koyarak hücum gücüne katkı açısından daha fazla sorumluluk aldığını düşünüyorum. Bu da onu daha komple bir oyuncu yapar. Sağlıklı olduğu sürece Galatasaray'ın 3'lü forveti Kewell ve Arda'dan oluşacaktır. Bunlara alternatif olarak Pino ve Elano'yu katabiliriz. Rijkaard'ın elindeki oyuncular rotasyon ve 11 açısından yeterli görünüyor...

- Forvet: Takımın en önemli bölgesi yine takımın en önemli adamı. Burası çok önemli, çünkü Baros bu takım için vazgeçilmez bir oyuncu. Aynı zamanda alternatifi olmayan bir oyuncu. (Kewell'ı forvet alternatifi olarak düşünmezsek) Rijkaard'ın en çok verim aldığı fakat geçen sezon sakatlıklardan dolayı çeyreğinden faydalandığı bir pozisyon. Şansızlıklar olmadığı sürece Baros, Misimovic ile birlikte müthiş bir ikili olacaktır.

Rijkaard'ın oyun sisteminden bahsedelim biraz. Maç içinde Rijkaard ıslık çalıyorsa bilin ki bu takımın boyunun uzadığındandır. Johan Cruijff bir sözünde: "Kaleci ile forvet arasındaki bağlantı ne kadar kısaysa oyuncunun pas seçeneği o kadar fazladır." der. Frank Rijkaard takımın boyu ile ilgili bu anektodu yine Barcelona'da çalışırken Cruijff'ten öğrenmişti. Galatasaray eğer saha içinde dağılmışsa mutlaka takımın boyu uzun olduğundandır. Oyuncular zamanla bunu daha iyi anlayacaktır. Şimdilik yazacaklar bu kadar. Okuyanlara teşekkür ederim...

6 yorum:

Black Pearl dedi ki...

Ayhanı degistirsek fena olmaz. Ama gerisi iyi olmus, dusunce guzel bakalım bundan sonra hep kazanırız ınsallah!

BasitOyna Blog dedi ki...

Ayhan'ı çıkarıp Elano'yu koyduğumuzda 7 yabancı oluyor. Onu Misimovic ve Kewell ile rotasyona sokabiliriz mesela. Rijkaard'ın Eskişehir'de sol açık gibi kullanması onu orası için hazırladığının göstergesi olabilir.

Black Pearl dedi ki...

Evet ben 7 yabancı olayını dusunmemıstım. Peki ayhan yerine oynayabilecek baska turk yok mu?

Hasan dedi ki...

yazi icin ellerine saglik hocam. yalniz, alman milli takimindaki schweinsteiger- khedira ikilisi ile hollanda milli takimindaki van bommel-de jong ikilileri arasinda temelde büyük fark vardi gibi geliyor bana. schweinsteiger khedira´ya kiyasla biraz daha önde oynarken, vb ile djong´un hemen hemen paralel oynadiklari gercegi var. rijkaard eger tercih etme sansina sahip olsaydi, vbommel-de jong-sneijder´den cok, schweini-khedira-özil üclüsünde oldugu gibi bir orta saha modelini uygulardi diye düsünüyorum. fakat mecburiyetten "hollanda" modelini, yani 2 tane görece az top yapan, daha cok sertlikleriyle ön plana cikan orta saha kullanabilir.

BasitOyna Blog dedi ki...

Ayhan şu orta sahasız dönemde Galatasaray'ın en çalışkan isimlerinden biriydi. Olaya şöyle bakalım: Sarp-Barış-Ayhan üçlüsünden birini isterseniz hangisini tercih ederseniz? Ben Ayhan'ı seçerim. Çünkü teknik, top kapma becerisi olan, futbolu sadece fiziğiyle oynamayan bir adam. Sarp ve Barış'a baktığınızda pozisyon almasını bile bilmeyen oyunculardan başka birşey göremiyorum.

BasitOyna Blog dedi ki...

@Hasan

Kesinlikle haklısın. Arada temel farklılıklar var. Bastian-Khedira ikilisi savunma ve üretkenlik anlamında kesinlikle çok çok daha iyi. Bunu Schweinsteiger'ın Dünya Kupası'nda yaptığı asistlerden de görebiliriz. Yani kısacası Hollanda'nın orta 3'lüsü daha sert, Almanya'nın ise daha teknik. Hangisi keyifli futbol izlettirdi? Kesinlikle Almanya. Bu yüzden Rijkaard onları tercih ederdi.