26 Eylül 2010 Pazar

Atletic Bilbao 1-3 Barcelona

Aldığım bu keyfin tek açıklaması ne oynadığını bilmektir. Serbest pozisyonda İniesta, zaman zaman sola kayan Villa fakat oynadıkları şeyi ezbere bilen bir Barca. Ha birde, Pedro! Belki gol atamıyor, belki oyun içinde pek fazla etkili olamıyor ama Pedro'nun takımına sağladığı katkı inanılmaz. Kış için yazları yemek stoklayan karıncalar gibi. Sürekli çalışıyor. İlk yarı aksayan Adriano yerine Maxwell'i oyuna alarak sol bekte sıkıntıyı çözen Pep Guardiola'nın ekibi rakibinin 10 kişi kalmasıyla defansif olarak daha rahat görüntü çizdi.

Bugün oyunu iki bölüme ayırabilirim. Keita'nın golünden sonra aldığım haz, Keita'nın golünden önce aldığım hazdan daha fazlaydı. Topa daha çok sahip olarak Dani Alves ile kanadı iyi kullanan Barca, rahatlamak için aradığı ikinci golü proseför Xavi ile elde etti! Oyun rahat giderken Villa'nın rakibine yaptığı hareket olmamalıydı. Messi yokken bir de Villa'yı kaybetmek Guardiola'nın saçından 5-10 tane daha koparacaktır. Busquets'i neden sevmeye başladığımı çözemiyorum.

Kart pozisyonundan bir görüntü yakalamıştım, onu da paylaşayım:


Bir de şu görüntüde Bilbao'lu futbolcunun ne yaptığını çözemedim. Carles Puyol'u görünce böyle mi oluyorlar yoksa???

1 yorum:

A. Eren Logoglu dedi ki...

Son fotoğraf cuk oturmuş, Puyol'un bir duran top esnasında alan savunmasını organize edişi, kolundaki senyera, en önde yer alan oluşu, savaşçı ve lider duruşu, çizgi hali, Barça'nın nasıl bir takım olduğuna dair kusursuz bir kare.