27 Ağustos 2010 Cuma

Rijkaard'ın günlüğünden #3

"Kaç ay oldu, hâlâ transfer yok ortada. Adnan Sezgin Bey gidiyor geliyor benimle görüşüyor. Her Ali Sami Yen'deki maçtan önce bir görüşmemiz oluyor mutlaka. Konuşulanlar da hep aynı. Cana ve Pino geldikten sonra biraz kafam rahatlayacak demiştim, transferler hızlı geliyor, kampın sonuna yetişecek demiştim. Yanılmışım, meğersem bunları almak için 3 aydır uğraşıyormuş adam, ona da üzüldüm. Dediğim gibi her iç saha maçında görüşüyoruz, bana "Bahsettiklerini alamadık, anlaşamadık. Başka isimlere yönelmeliyiz." diyor, ben de yeni isimler veriyorum. Andım olsun, şu transfer döneminde adamın her gelişinde 3'er tane farklı isim verdim. Gitti geldi ortada bir şey yok. Beograd maçı berabere bitince bir de iyice sinirlendim. Neyse ki turu geçeceğimizden emindik. Bugün turu geçtik, Kewell'ın dönüşü çok iyi oldu ve iyi ki bunu elde tuttular dedim içimden.

...

Bugün çok sinirliyim, demiştim ya geçtiğimiz aylarda, sinirlerim her geçen gün yıpranıyor diye. Gerçekten artık had safhaya ulaşmaya başladı. Pino sakatlanmış, Baros sakat, Elano henüz döndü. Sivas maçına, ligin açılış maçına bir kadro sürüyorum ben bile hayretler içerisindeyim. Bir de adını bilmediğim bir adamla kavga ettim ki sormayın. Çok umursamıyorum da dışarıya böyle görünmek tarzım değil. Şu satırları yazarken ancak kendime geliyorum. Maçtan hemen sonra Adnan Bey'i aradım, "transfer acil acil acil" diye. O da durumun vahimiyetini kendilerinin de gördüğünü ama bunu medyaya yansıtmamam gerektiğini söylediler. Hatta Mustafa benden özür diledi basın toplantısından sonra. Meğersem söylediğimi farklı çevirmiş. Sebebini sordum Adnan Bey istedi dedi. Bakıyorum da şimdi, Adnan Bey'in bana verdiği talimatla birebir. Transfer istiyorum ama benimle bu konuda görüşen yok. Bakalım neler olacak daha, yavaştan bavulumu da kapının yanına koydum ben. Ne olur ne olmaz, yarın bir gün transfer yapmıyoruz, para yok diye diye beni de gönderirlerse vakit kazanayım kaçmak için.

...

Karpaty maçı da bitti, yine hüsran. Kulübün gidişatı iyi değil. Geçen bir TV programı izliyordum, 2012 falan yazıyordu altta. Mustafa'ya sordum ne diyorlar diye, kriter falan varmış. Adnan Bey ona dikkat ediyormuş. Bunca zamandır niye transfer gelmedi diye sorup duruyordum kendi kendime. Artık yapacak bir şey yok. Şunun şurasında 10 gün kaldı, 10 günde 3 tane oyuncu mu? Kim satsın ki bu saatten sonra? Biraz daha dertleşmem lazım benim. Bugün bir grup taraftar "Forever Frank Rijkaard" diye pankart açmıştı. Gözlerim doldu, gerçekten bana hâlâ güvenebilen insanlar varmış. Çünkü bu ülkede geçmişte şampiyon yapamayanı kovuyorlarmış, parasını verip postalıyorlarmış. Mert'le çok dertleşiriz, adam benim kalmamı sürpriz diye nitelendirdi. Benim buraya geliş amacım belli, 1 yılda bu sistemin oturmayacağını birileri bana söylediğinde "Merak etmeyin, 1 .5 yıl bana yeter" demiştim. Tabii hazırlık dönemlerini katarak söyledim ben bunu. Bugün bakıyorum hâlâ gram ilerleme yok. Onları şimdi anlıyorum, transfer yapılmıyormuş bu ülkede. Destek bir yere kadarmış. Maçta taraftar çıldırmış gibiydi yine, onları en son böyle gördüğümde Arda'yı ağlatmışlardı. Bugün Mert'e sordum maç sırasında, ne diyorlar diye, yönetimi istifaya çağırıyorlarmış. Şaşırdım gerçekten, bana güvenip, sonuna kadar destek veren adamlar, beni getirip göndermeyenlere neden istifa çağrısı yapıyorlar? Sebebini de biliyorum ama söylemeyeceğim, hep aynı konular çünkü.

...

Bugün Bursaspor'a da yenildik, tarihin en kötü ikinci başlangıcıymış. Tarihin en kötü ikinci başlangıcını benim gerçekleştirmiş olmam beni mahvediyor. Johan'a da sordum, ne olacak halimiz diye. Onun bana söyleyeceği bir şey kalmadı. Nasihatleri hep önemlidir benim için ama o da artık sustu. Onun da sinirleri yıpranıyor, genel tavrıyla zaten biraz asabi birisidir, bugün yine yürüdü birinin üstüne. Aklıma gelmişken, burada kurallar farklı işliyor galiba. Çocuğun birinin sarı kartı vardı, sonra topu eline aldı, ardından yere attı. Bir baktım dizlerinin üstüne çökmüş, gözleri kısmış, yüzü buruşmuş halde kırmızı kartı bekliyor. Sonra kart çıkmayınca, yüzünde bir şok ifadesi gördüm. O bile şaşırdı, daha nice hatalar görüyorum ama bununla yetineyim. " 

Devamı gelecek...

Hiç yorum yok: