23 Ağustos 2010 Pazartesi

Kewell - Arda - Baros & Dolabın eksik vidaları



Mobilyacı bir dolap yaparken kesimleri birleştirmek için kaç vida yeterli olacağını düşünür. Birleşim için 1 vidayı matkapla monte eder. Onlar birleşir. Daha sonra diğer kesimleri üzerine ekler. Dolabın sallandığını hisseder. Çünkü attığı vida yeterli değildir. Üzerine 2 vida daha ekler, dolap böylece sağlam olur. Futbolu sanatsal olarak düşünenler var. Cruijff'ün bir futbolcudan, bir teknik adamdan öte sanatçı olduğunu söyleyenler de var. Mobilyacılıkta bir sanattır. Bu örneklendirmeyle anlatmak istediklerime başlayalım.

Dolabın montajı için nasıl ki vida gerekliyse bir takımın gerçek anlamda takım olabilmesi için gerçek bir orta sahaya ihtiyacı var. Geçen sezon devre arasında dolaba eksik vidaları monte etmek varken dolabı iyice çürütmüştü Galatasaray yönetimi. Burada belki teknik ekibin de hatası vardı. Orta saha istememiş olabilirdi. Ama ona montaj için alternatif vidalar verebilirlerdi. Başarısızlıkta geçen sezon yönetim elinden geleni yaptı, suçlu teknik ekip diyemeyiz çünkü yukarıda anlattığım alternatif örneklendirmesinden yola çıktığımızda hata onlarda da var. Sistemi bir dolap gibi düşünün. O dolap bu sene daha zayıfladı. Vidanız olabilir ama kaliteli bir vidanız yok. Sürekli paslanıyor. Orta saha ofans ve defans hattının, kısacası bir takımın en önemli yeri. Ama takviye yapılmayan yer yine orası. Dolabın çürük olması tabii ki normal. Kazanmak için gol atmak. Gol atma işini her zaman hücum oyuncularına bırakamazsınız. Bazen orta sahanın çıkıp maçı kazandıracak hamleler yapması gerekir. Burada belki çok beğendiğim Elano Blumer'in de suçu var. Ama suç yine genelleme yaptığımızda orta sahanın ta kendisinde. Bursaspor'un orta sahası Batalla geçen sezon 10'a yakın gol attı. Aynı şekilde kaptan Ömer Erdoğan, Ivan Ergic. Bu şampiyonlukta önemli etkenlerden biriydi. Galatasaray'ın özellikle iki senedir çözülemeyen sorunu bu. Orta sahanın üretkensizliği. Elano yine elinden geleni yaparak dikine iyi paslar vermeye çalışıyor ama diğer orta saha oyuncularının yan pastan başka yapabildiği hiçbir şey yok. Pozisyon alma, zeki koşular vs. Anlatmak istediğim dolabı 3 vida kaldıramaz. Belki bir hamlede koyarsın ama o orada sağlam durmaz. Başka vidalar gerekiyor...

Bu sene Galatasaray'ın oynadığı resmi maçlarda aldığı skorlar ve golleri atan oyunculara göz atalım.

Galatasaray 0-1 Fenerbahçe
Galatasaray 2-2 OFK Belgrad (Arda, Arda)
OFK Belgrad 1 - Galatasaray 5 (Sarp, Harry, Harry, Arda, Batdal)
Sivasspor 2-1 Galaasaray (Sarp)
Galatasaray 2-2 Karpaty Lviv (Baros, Baros)
Galatasaray 0-2 Bursaspor

%90'lık bir oranla hücum oyuncuları gollerin sahibi. Hücum oyuncuları formsuz olduğu dönemde Galatasaray gol atmakta zorlanıyor ve zorlanacaktır da. Takımı her zaman onlar sırtlıyor. Onlar sahadaysa belki şansa bir gol atıp maçı götürüyor Galatasaray. Hatta götüremiyor, beraberliği kurtarıyor. Evinde bu sezon 3 maçtır kazanamıyor. Cehennem, Cennet oluyor. Ama istatistikler bununla sınırlı değil. Geçen sezona gidelim:

Mustafa Sarp 09/10: 3 gol 1 asist
Barış Özbek 09/10: 1 gol 3 asist
Ayhan Akman 09/10: 0 gol 2 asist
Emre Çolak 09/10: 1 gol 0 asist
Elano Blumer 09/10: 3 gol 1 asist (Tüm kupalar dahi 9 gol 9 asist fena değil)
Mehmet Topal 09/10: 1 kendi kalesine, 1 asist (Defansif orta saha olmasına rağmen yine de yazalım)

Tüm orta saha ligde 8 gol 7 asist yatabilmiş. Milan Baros 6 ay sakat olmasına rağmen 10 golü geçmiş. Yine ikinci yarı oynamayan bir Kewell ligde 9 gol 4 asist yapmış. Durumun ne kadar vahim olduğunu siz düşünün..

Hiç yorum yok: