6 Temmuz 2010 Salı

Portokallar değişiyor mu?



Berk van Marwijk, Hollanda'nın kaderini değiştiren adam mı olacak? Portakallar dendiğinde akla güzel futbol gelir. Çünkü güzel futbol, onlara bir miras gibidir. Güzel futbol oynayarak insanların beynine kazınmayı isterler. Bir kaç maç bekledim, fakat o elemelerde ki futbolu göremedim. Hollanda'nın ayakları artık sağlam! Bugün iki kez kaybettikleri finali tekrar yaşayacaklar! Kaybettiği iki finalde rakipler turnuvanın ev sahipleriydi! Bu sefer İspanyollar ya da Almanlar olacak.

Hollanda'nın emektar adamı van Bronckhorst kariyerinin son Dünya Kupası'nda bizlere nefis bir gol izlettirdi. Ondan sonrası mı? Hollandalılar antrenman maçında gibiydi. Forlan sol ayağıyla gönderdiği füzeyle uyandırdı Hollandalıları. Four-Lan oldu. Attığı 3 gol ceza alanı dışından. Yaptığı iş çok büyük, hem oynadığı takım ile aldığı kupa, hem de ülkesi ile oynadığı yarı final. Ardından Sneijder'in yarım ofsayt golü. Hollandalıların en golcü isminin Sneijder olması da ilginç. Van Persie'nin tek golü var. Sakat Robben bile bugün attığı golle Persie'yi geçmeyi başardı. Ama Hollanda'nın bütün olduğunu da unutmamak gerekir. Robben'in kafası enfesti. Son dakikalarda gelen gol daha erken olmuş olsaydı biraz daha keyif alırdık.

Ömer Üründül'ün zırvalamaları artık herkesi rahatsız ediyor. Kupa da bahsettiği "Kolay değil şimdi. Adamlar bir sezon boyunca 50 maç oynuyor" zırvalaması bugün son bulmalı. Robben ve Sneijder, Şampiyonlar Ligi finali gören ve takımlarının oralara gelmesinde büyük pay sahibi isimler. Bugün Hollanda'yı sırtlayan başkaları mı? Yoksa bu ikili mi? Eğer iyiyseniz, iyiysiniz demektir.

Artık tek bir cümle kaldı, Hollanda aldığı kupayla mı akıllarda kalacak? Yoksa Hollanda ekolü denilen o güzel futbolla mı anılacak? Finali bekliyoruz.

Hiç yorum yok: