7 Temmuz 2010 Çarşamba

Hasan Kabze Montpellier'de

Bundan 4 yıl önce oyuna girdikten sonra attığı 2 golle şampiyonluğu getirmişti Galatasaray'a. Goller hâlâ gözümün önünde, çok net hatırlıyorum. Rubin Kazan'a giderken, ne kadar akıllıca, ne kadar mantıklı ve ne kadar doğru bir iş yaptığını söylemişim. Türk futbolunda Avrupa'ya gitmek ManU'dan, Barca'dan ibaret gibi geliyorken Hasan hem kendi seviyesine göre hem de gittiği takıma göre tercih doğruydu. Üstüne üstlük 2 de şampiyonluk yaşadı. Şampiyonlar Ligi'nde Barca'yı yenen takımın kadrosundaydı. Gökdeniz de aynı takıma gitmişti, onu da takdir etmiştim. Çünkü Avrupa'da iyi ya da kötü olsun oynamak iyi birşeydir. Türkiye'nin Kasımpaşa'sına, Gençlerbirliği'ne, Antalyaspor'una hapis kalmaktansa dışarıya gidip bizi temsil etmelerini yeğlerim.

Hasan'ın tercihi doğruydu ve bunu bu transferiyle kanıtladı. 1+2 olmak üzere 3 yıllık anlaşma yaptı ve gittiği takım Fransa Ligi'nin geçen sene sükse yaratan takımı ve önümüzdeki sezon Avrupa'da mücadele edecek. Hangi Türk takımında kalıp yapabilirdi bunu? Hasan'ın Avrupa kariyeri dolu dizgin devam ediyor. Kariyeri için bir üst seviyeye daha çıktı, hem lig bazında hem de takım bazında diyebiliriz aslında.

Yolu açık olsun...

Hiç yorum yok: