23 Temmuz 2010 Cuma

Gerçeği yakalamak, gerçekten de bir gol uzakta mı?

Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki asırlık rekabet bu ülkenin en önemli meselelerinden birisidir. İki takım arasında oynanılan maçlar, atılan goller, yaşanan olaylar kolay kolay akıllardan çıkmaz. Daha 2 gün öncesine kadar oynandı bir yenisi daha. Aslında üstüne çok konuşuldu, benim yazmak istediğim de dolaylı yoldan derbilerin hayatımızdaki önemi diyebilirim.

Andre Santos'un bugün medyada çıkan açıklamasında "Şimdi gerçek Fenerli'yim" ifadesi yer alıyor. Bunun üzerinden yola çıkarak birkaç şey söylemek gerek elbette. Özellikle son yıllarda bu iki takıma gelen yabancılara işin ciddiyetini anlatmak için, farkettirmek için izlenen bir yol bu. Galatasaray'a/Fenerbahçe'ye gol atarsan gerçek Galatasaray'lı/Fenerbahçe'li olursun hikayesi. İşin özünde bakarsak Galatasaray için tarihindeki oyuncular arasında en önemlisi elbette ki Hagi'ydi. O herkes için gerçek bir Galatasaray'lı, gerçek bir kahraman, gerçek bir efsaneydi. Yeri çok başkaydı, bu kesinlikle yadsınamaz bir şey. Fakat onu bu denli mühim ve değerli kılan Fenerbahçe'ye attığı gol/goller olmadı elbette, Galatasaray için verdiği mücadele ve yaşattığı sevinçler onu değerli kılan oldu. Bizim için gerçek bir Galatasaray'lıydı o. Son yıllarda ise bu gerçeklik boyutunu her iki kulüp de değiştirdi. Güiza'nın bile Galatasaray'a gol atmış olması Fenerbahçe taraftarının gözünde farklı bir hava yaratıyor. Biz de taraftar olarak böyle şeyler isteyebiliyoruz, gelen her oyuncunun Fenerbahçe'ye ya da Galatasaray'a gol atması taraftar için paha biçilemez oluyor.

Açıkçası Hagi'nin verdikleriyle kıyasladığımda, onun gerçek bir Galatasaray'lı olduğuna inandığımı da göz önüne alırsam -ki buna benzer bir şey Fenerbahçeliler için de Alex bazında böyle- kendi kendime soruyorum; "Gerçeği yakalamak, gerçekten de bir gol uzakta mı?"

Hiç yorum yok: