16 Temmuz 2010 Cuma

Galatasaray alt yapısının yeni armağanı; Caner Öztel

Dün Homberg maçını izlerken çok dikkatimi çekti. Her yıl çeşitli futbolcuları alt yapıdan alıp piyasaya süren bir takım olmamız henüz Arda'nın dışında (son yıllarda) çok büyük bir verim alamadığımız gerçeğini değiştirmiyor. Geçen sezon bir anda parlayan Serdar Eyilik'ten sonra bu sezon da Caner takıma katıldı ve dünkü performansıyla beni oldukça etkiledi. Bir hazırlık maçından öte, onu değerlendirirken bir resmi maçmış gibi düşündüm. Ayaklarına hakim yapısı, hızlı ve mücadeleci oyunu, takım arkadaşlarıyla uyum içerisindeki görüntüsü dikkatimi çeken unsurlar oldu. Zor da olsa, ara paslarını, duvar paslarını deniyor, dikine rakip kaleye gidebiliyor.

Geçen sezon hem Berkin'i hem de Serdar'ı izlerken onlarda bir umut ışığı sezmiştik fakat eksik olan yanları olduğunu düşünmüştüm. Caner'in dünkü oynadığı rahatlığı, kendine güvenen halini görememiştim onlarda. Belki de benim gözümden kaçmıştı ama izlenimim böyle. Caner'in bu noktada kendine bir avantaj sağladığı kesin. Korkum ise bu avantajını kaybedip, sonunun en kötü haliyle Serdar gibi olması. Alt yapımızın her sene çıkardığı kaliteli gençlerden, gelecek vaadeden yeteneklerden hepsinin birer birer kayboluyor olması bizi üzerken, sürekli birilerinin yeniden doğması sevindirici. Emre Çolak geçen sezon takımın içine özellikle ikinci yarıda iyice girmişti. Bazı maçlarda kurtarıcı hamleyi -başarılı/başarısız- yapmış olması, attığı frikik golünde sorumluluk alması, hazırlık maçlarında bütün duran topların başına geçerek sorumluluk alması onun kendine sağladığı bir avantajdı. Caner'de buna benzer bir ışığı gördüğümü söyleyebilirim.

Dilerim ki Caner, geçen sezon çıkış yapan Serdar gibi bir sona sahip olmasın, Uğur gibi bir şanssızlıkla karşılaşmasın ve Emre Çolak kadar bir adım önde olsun.

Hiç yorum yok: