23 Temmuz 2010 Cuma

Aramıza hoşgeldin Nuri!

Nedense hep dünya futbolunun iyileriyle yarışma psikolojisi vardır. Bu kıyaslama merakının nedense özellikle futbol bazında bizde çok yaygın olduğu görüşü bende hakim. Nuri'nin bugünkü açıklamasından sonra anladım ki onun hedefi kendi kariyer tarihini yazmaktan ziyade birilerinin kariyer tarihlerine sahip olmak. Messi'yi işte bu yüzden takdir eder insanlar, "Maradona bir efsaneydi ama ben kendi tarihimi yazmak istiyorum" dediği için. Nuri'nin yetenekleriyle, kapasitesiyle en iyi Türk orta sahalarından birisi olduğuna hep inanmışımdır. Dortmund onun için çok büyük fedakarlıklar yapabilecek bir takım, çünkü ellerindeki en büyük yıldız Nuri. Kendini Schweinsteiger'e benzetmesindense, ya da onun tam söylemiyle; "Neredeyse onun kadar iyiyim" demesindense, ondan daha iyi olabileceğini görmeyi yeğlerim.

Bir arkadaşım anlatır durur. Almanya'da akrabaları vardır, onlar söylemiş ona da, ne kadar doğrudur bilemem tabii. Hatırlarsınız, Berkant Göktan'ı. Berkant ve Schweinsteiger aynı dönemde Bayern'deyken, Berkant için "geleceğin yıldızı", Schwein'i için ise "bundan futbolcu olmaz" yorumları yapılırmış. Şimdi ikisinin de geldiği nokta ortada, Nuri de mi yoksa? Umarım olmaz ama söylemeden geçemeyeceğim;
Aramıza hoşgeldin Nuri ! Kıyaslama hastalığımız sana da bulaşmış, kendini kıyaslayacak kadar hem de.

Hiç yorum yok: