19 Temmuz 2010 Pazartesi

Alternatiflerin en iyisi; Mehmet Batdal


İlk gündemimize geldiğinde -pek tanımadığımdan- ne gerek var demiştim. Alındığı zaman çok da sorun olacağını düşünmemiştim takımda. Bu fikir değişikliklerini yaşarken son halini de paylaşmak istedim. Hazırlık maçlarında gösterdiği performans benim izlediğim ilk performansları oldu. Takıma uyumu çabuk sağlamış gözüküyor. Geldiği günlerde "Yeni Hakan Şükür" benzetmesi biraz fikir sahibi yapmıştı Mehmet hakkında beni. Fakat şimdi görüyorum ki Hakan Şükür'e tek benzer yanı boyunun uzun olması. Ayaklarına hakimiyeti ilk gözüme çarpan özelliği oldu. Uzun boyuna rağmen hızlı olması da ona artı sağlıyor. Baros'suz geçecek günlerimizde Baros'un gözünü arkada bırakmayacaktır, buna eminim. Fakat aklıma şöyle bir soru da gelmiyor değil; "Acaba ikisi yan yana oynasa nasıl olur?" Sistemimizin 4-3-3'ten ibaret olması, o sistemden taviz verilmeyecek olması bu sorunun realize edilme ihtimalini düşürüyor. Oyunun sıkıştığı ve hücuma ihtiyaç duyulan maçlarda çok yarar sağlayacaktır bize. Skor dezavantajının olduğu zamanlarda ise Baros'un yanına oyuna girerse eminim oyunu açan adam da olabilir.

Farklı bir yeteneğe sahip olduğu kesin, henüz 24 yaşında ve birazcık da geç farkedilmiş bir isim olarak görüyorum onu. Yeni gelen isimlerimizin hazırlık performanslar göz doldurdu fakat içlerinden iki ismi ayırıyorum. Birisi Bucaspor'dan transferimiz Mehmet Batdal, öteki de A2 takımından transferimiz Caner Öztel. Hazırlık maçlarının benim açımdan kahramanlarıydılar.

Hiç yorum yok: