29 Haziran 2010 Salı

Son16 #3; Brezilya 3-0 Şili; Güzel bir galibiyet ve güzel bir veda


Maçın genel hakimi Brezilya'ydı. Önemli bir defans kurgusuyla sahaya yayılan sambacılar, hücum hattındaki yetenekli oyunclarıyla sonuca gitmeyi başardılar. Futbol olarak çok keyif vermeyen bir maç olsa da zaman zaman gerçekleşen etkili Brezilya atakları maçın güzel anları arasında sayılabilir. Özellikle 2. ve 3. goldeki hücuma hızlı çıkmaları ve etkili so paslar ve son vuruşlar görsel güzellik sağladı.

Brezilya takım olarak bir bütün olabilmiş durumda. Örnek olarak Arjantin'in yaşadığı hücum ve defans arasındaki kopukluğu daha az sergiliyorlar. Stoperler Juan ve Lucio'nun uyumu ön liberodaki Gilberto'nun tecrübesi önemli bir artı Brezilya adına. Özellikle 2 ön liberosu Silva ve Ramires(Melo) ikilisi hücum ve defans arasındaki bağlantıyı iyi sağlıyor. Oyun olarak golelre kadar pek bir etkinliği olmayan sambacıların golleri bir anda bulmuş olması hücum elemanlarının açılmasına sebep oldu.Almanya-İngiltere ve Arjantin-Meksika maçlarında da buna benzer görüntüler görmek mümkündü. Almanya her ne kadar oyuna hakim de olsa gollerin peş peşe gelmesi maçın açılmasında, daha ziyade Almanya'nın açılmasında önemliydi.

Tello'nunoyuna girmesi doğru bir hamleydi fakat benim beklediğimi veremedi ya da verme şansı olmadı diyebiliriz. 2-0'dan sonra çok iyi kapanan bir defansa karşı Şili'nin en önemli silahı duran toplar olacaktı. Fakat bulunan şanslar az oldu, Tello'da bu şanslarda pek etkili olamadı. Şili turnuvaya renk kattı, bu kesin. Ama ilk 2 maçtaki etkili oyunları onlara aşırı özgüven sağlamış olmalı ki İspanya ve Brezilya karşısında çok cesur oynadılar ve bu onların ilk 2 maçtaki oyunlarından uzaklaşmalarına sebep oldu. genel olarak bu turnuvanın onlar için iyi bir tecrübe olduğu kesin. Bu hatalarından ders almaları ileriki turnuvalarda onları daha etkili kılacaktır.

Son olarak kısa bir not;

Dunga ise sanırım bir teşekkürü hakediyor. 3-0'dan sonra Kleberson ve G.Melo'ya şans vermesi güzel bir jestti.

Hiç yorum yok: