25 Haziran 2010 Cuma

Şili 1-2 İspanya; Bielsa'nın hücum futbolu & kaybederken kazanmak



Ali Ece'nin Bielsa hakkında şöyle bir yazısı var. Futbolun Erasmusu Bielsa diyor! Günümüzde hücum futbolunu benimseyen ama Şili'nin 4'te 1'ini oynayaman takımlar bile var! Bielsa gerçekten özel bir adam. Tek eksik takımının "Tecrübe" eksikliği.

Şili güzel bir organize ataktan sonra Bravo'nun yaptığı hata ve yenilen gol ile 1-0 geriye düştü. Ardından yine savunmada basit bir top kaybı ve İniesta'nın nefis plasesi! Torres'e yakıştıramadım o hareketi. 11'e 11 çok daha zevkli bir maç seyredebilirdik. Ufak bir temas olabilir fakat kesinlikle kasti değildi. Hakem saçlarını joleleyerek kendisine gösterdiği önemi aynı pozisyonu daha dikkatli izleyerek gösterebilirdi. Şili 10 kişi kaldıktan sonra da çirkinleşmedi, top ayaklarına geçtiğinde 5 veya 6 kişiyle rakip savunmaya bile yerleşme cesareti gösterdiler! Sanchez'i gerçekten beğeniyorum fakat yaptığı açıklamada güzeldi; "Ben Ronaldo değilim, ben Sanchez'im. Kendim olmak istiyorum"

İkinci yarı başında güzel bir golle daha da rahatladı Şili. Honduras'ın katkılarını unutmamak gerek! Şili buna bağlı olarak daha rahat oynadı ve rakibini fazla zorlamadı. İspanya'nın da işine geldi. İniesta formda döndü ve maçın adamı seçildi. Del Bosque bir yerde kayışı yağlayacak gibi! Şili'nin atacağı bir gol İspanyolları zorda bırakabilirdi fakat İsviçre o kadar beceriksiz ki ona bile gerek kalmadı...



Şili'nin rakibi Brezilyalılar. Fakat onları 1 maç dahi izlemek keyif verecektir. Hatta Brezilyalıları eleme olasılıklarının yüksek olduğunu düşünüyorum. Başarabilirler. Fizikleri gayet iyi. Pozisyonu çok iyi alıyorlar. Bitiricilik ve tecrübe gerek. O da zamanla olacak olay. Şuan öğrenci diyebiliriz onlar için. Ömer Üründül ne aciz bir adam! Dünya Kupası'nın içine etmeyi başarıyor. Bundan sonra güzel maçlar bizi bekliyor...

Hiç yorum yok: